Anasayfa / Kararlar / 2025/707 E.

Karar · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

HGK: Şikayet sırasında haciz düşerse haczedilmezlik şikayeti konusuz kalır

Mahkeme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas
2025/707
Karar
2026/280
Karar tarihi

Özet

Borçlu, genel haciz yoluyla takipte 18.03.2022'de haczedilen traktörünün çiftçilikte kullandığı için haczedilemeyeceğini ileri sürerek şikayet etmiş; alacaklı satışı ancak 29.11.2022'de istemiştir. İlk derece mahkemesi, satış isteme süresinin bir yıl olduğunu kabul ederek Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 7343 sayılı Kanun'la getirilen bir yıllık sürenin yalnızca o yerde elektronik satışa geçildikten sonra konulan hacizlere uygulanacağını, somut olayda eski altı aylık sürenin geçerli olduğunu ve haczin şikayet incelenirken düştüğünü belirterek şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varmış ve direnme kararını bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Haczedilmezlik şikayeti tedbir kararı verilmedikçe satış isteme süresini durdurmaz; alacaklı süreyi kaçırırsa haciz düşer ve şikayet konusuz kalır. Elektronik satışa geçiş tarihinden önce konulan taşınır hacizlerinde altı aylık sürenin hesaba katılması gerekir.

In English

In an enforcement without a judgment, the creditor attached the debtor's tractor in March 2022 and only requested its sale in November 2022; the debtor, a farmer, had meanwhile filed an exemption-from-attachment complaint. The question was whether the six-month or the new one-year period for requesting a sale applied. The Grand Civil Chamber held that the one-year period introduced by Law No. 7343 applies only to goods attached after electronic sales began in that province; since that happened later, the old six-month period applied, the attachment lapsed while the complaint was pending, and the court should have ruled that there was nothing left to decide. Practical point: filing a complaint does not stop the sale-request period unless the court orders a stay, so creditors must request the sale on time.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

İcra ve İflas Kanunu'nun 82/1-4. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikâyetinde bulunulabilmesi için şikâyet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikâyetinde bulunması üzerine öncelikle İİK'nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin kalkıp kalkmadığının belirlenmesi gerekir. Şikâyet tarihinden önce haczin kalkmış olduğunun belirlenmesi hâlinde şikâyetin konusu olmayacağından başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Şikâyet tarihi itibarıyla satış isteme süresinin henüz dolmadığı hâllerde ise şikâyetin incelenmesi sırasında haczin kalkıp kalkmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin kalktığının tespiti hâlinde şikâyetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

Başka bir anlatımla; İİK'nın 106. maddesinin sürelere ilişkin yeni hâlinin uygulanabilmesi için öncelikle o yerde elektronik satış uygulamasının başlamış olması gerekir. Bunun için elektronik satış uygulamasına hangi il ve ilçelerde başlanacağına ilişkin T.C. Adalet Bakanlığının duyurusunun beklenmesi gerekmektedir (İİK geçici md. 18/2). Bu duyurunun yapılması kanunen geçiş tarihi olarak belirlenmiştir. Satış talebinin hangi sürede yapılacağına ilişkin olarak haciz tarihi esas alınacağından henüz elektronik satış uygulamasına geçilmemiş olan il veya ilçelerde taşınır mallara ilişkin satış isteme süresinde önceki hükümler çerçevesinde hacizden itibaren altı aylık süre uygulanmalıdır.

Borçlu 19.09.2022 tarihinde tedbir talepli dilekçesiyle haczedilmezlik şikâyetiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece icra takibinin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 22. maddesine göre tedbir kararı verilmedikçe haczedilmezlik şikâyetine başvurulması satış isteme süresini kendiliğinden durdurmayacağından haczedilmezlik şikâyeti alacaklının satış talebine engel değildir.

Bu durumda 6352 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 106. maddesine göre satış isteme süresi altı ay olup alacaklı vekili altı aylık yasal süresinden sonra 29.11.2022 tarihinde satış talep ettiğinden şikâyet tarihi olan 19.09.2022 tarihinde haciz kalkmamış ise de İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 17.11.2022 tarihinden önce haciz kalkmıştır. O hâlde, İlk Derece Mahkemesince şikâyetin incelenmesi sırasında şikâyet konusu haciz kalktığından konusuz kalan şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmuş; karar 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/