Anasayfa / Kararlar / 2026/557 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Meskeniyet şikayetinde değerler keşif tarihine değil, haciz tarihine göre belirlenir

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/557
Karar
2026/3081
Karar tarihi

Özet

Borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi, keşif tarihindeki değerleri esas alan bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın satılmasına ve haline münasip ev bedelinin borçluya ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay, meskeniyet iddiasının bir haczedilmezlik şikayeti olduğunu, bu nedenle hem mahcuzun hem de borçlunun alabileceği haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibarıyla, emsal karşılaştırması yapılarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Keşif tarihine göre değer biçen rapor denetime elverişli sayılmamış ve karar bozulmuştur.

Uygulamaya etkisi

Meskeniyet şikayetlerinde bilirkişi raporunun değerleri haciz tarihine göre belirleyip belirlemediği mutlaka denetlenmeli; keşif tarihindeki güncel değerlere dayanan rapora itiraz edilmelidir. Haciz ile keşif arasındaki sürede yaşanan değer artışı, borçluya ödenecek tutarı doğrudan etkiler.

In English

A debtor asked the enforcement court to lift an attachment on his real property, arguing that it was a home suitable to his circumstances and therefore exempt from seizure. The lower court ordered the property sold and a sum paid to the debtor to buy a suitable home, relying on an expert report that valued both the property and the 'suitable home' as of the date of the site inspection. The Court of Cassation reversed, holding that in an exemption complaint both values must be fixed as of the date of the attachment, using verifiable comparable sales in the area. Practical point: creditors and debtors should check that the valuation report uses the attachment date, since a later inspection date can shift the amount paid out to the debtor.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde; haline münasip ev değeri ve şikayete konu taşınmazın değerinin, haciz tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlarla emsal mukayesesi yapılmak ve aynı vasıftaki taşınmazların alım-satım değerleri denetime elverişli ve somut veriler içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle, İİK'nın 82/12. maddesi gereğince belirlendikten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına; şayet borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar mahcuzun değerinden fazla ise haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Öte yandan yukarıda da belirtildiği üzere meskeniyet iddiası bir haczedilmezlik şikayeti olup; mahcuzun değerinin ve borçlunun haline münasip alabileceği mesken değerinin haciz tarihi itibariyle belirlenmesi zorunludur.

Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 20.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda meskeniyet şikayetine konu taşınmazın keşif tarihi itibarıyle güncel değerinin 1.650.000,00 TL olduğu, haline münasip evin değerinin ise; 1.532.160,00 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince keşif tarihi itibariyle tespit edilen bu değer üzerinden hüküm kurulduğu, ancak hükme esas alınan raporda şikayet konusu taşınmazın ve haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibari ile belirlenmesi gerektiğinin göz ardı edildiği, dolayısıyla raporun bu hali ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.

Sonuç: Birleşen dava yönünden temyiz itirazları kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış, haciz tarihi itibarıyla değer tespiti için ek rapor alınmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararı HMK 373/1 uyarınca bozulmuştur; 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/