Anasayfa / Kararlar / 2026/4015 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Nöbetçi icra mahkemesine verilen ihalenin feshi şikayeti kayıt tarihinde yapılmış sayılır
Özet
Borçlu, 06.06.2016 tarihli ihalelerin feshi için şikayet dilekçesini yetkili icra hukuk mahkemesine gönderilmek üzere 10.06.2016 tarihinde nöbetçi icra hukuk mahkemesine vermişti. Yargıtay önceki kararında şikayetin yedi günlük süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle bozma yapmış, Bölge Adliye Mahkemesi ise şikayetin süresinde olduğunu belirterek direnmişti. Yargıtay, HMK 118 ve HMK Yönetmeliği uyarınca şikayetin dilekçenin nöbetçi mahkemede kaydedildiği tarihte yapılmış sayılacağını, önceki bozmanın maddi hataya dayandığını kabul ederek direnme kararını onadı; ilk derece kararını istinaf etmeyen ihale alıcısı mirasçılarının direnme kararını temyiz edemeyeceğine de hükmetti.
Uygulamaya etkisi
İhalenin feshi gibi kısa süreye bağlı şikayetlerde dilekçenin nöbetçi mahkemeye verilip kaydedilmesi süreyi korur; dosyanın yetkili mahkemeye ulaştığı tarih esas alınmaz. İlk derece kararını istinaf etmeyen taraf, sonradan verilen direnme kararına karşı temyiz yoluna da başvuramaz.
In English
A debtor sought to annul the forced sale of several plots, filing the complaint at the duty enforcement court of a larger city for transfer to the competent local court. The Court of Cassation had earlier reversed on the view that the seven-day time limit was missed, but the regional court of appeal stood by its decision. The Court of Cassation now accepted that the complaint is deemed filed on the date it was registered at the duty court, so it was within seven days of the sale, admitted its earlier reversal was a factual error, and upheld the regional court. It also held that buyers who had not appealed the first-instance decision cannot appeal the regional court's insistence ruling. Practical point: filing at a duty court stops the clock on the registration date, not on the date the file reaches the competent court.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Şikayet tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; ihalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davanın açılma zamanına ilişkin olarak düzenlenen 118. maddesinin 1. fıkrasında, davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği belirtilmiştir. Şikayet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin davanın açılması başlığıyla düzenlenen 36. maddesinin 5. fıkrasında ise, davanın dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; ihalelerin 06.6.2016 tarihinde yapıldığı, borçlunun ihalenin feshine dair şikayet dilekçesinin fiziki olarak, Seferihisar İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere İzmir Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine 10.6.2016 tarihinde verilerek kaydedildiği, dolayısıyla yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü uyarınca şikayetin 10.6.2016 tarihinde yapıldığı ve 7 günlük yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının HMK 373/5. maddesi uyarınca onanmasına, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.