Anasayfa / Kararlar / 2025/9704 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Satış istenmediği için düşmüş hacze karşı haczedilmezlik şikayeti konusuz kalır

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2025/9704
Karar
2026/4086
Karar tarihi

Özet

Kambiyo senetlerine özgü takipte borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczedilmezlik şikayetinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi şikayeti kısmen kabul ederek taşınmazın belirli bir bedelin altında satılmamasına karar vermiştir. Yargıtay, haczedilmezlik şikayeti için şikayet tarihinde hukuken geçerli bir haczin bulunması gerektiğini, somut olayda bir yıllık satış isteme süresi içinde satış talep edilmediğinden haczin şikayet tarihinde düşmüş olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin şikayetin esasını incelemek yerine konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Uygulamaya etkisi

Taşınmaz haczinde satış isteme süresi icra müdürlüğünün haciz kararı tarihinden başlar; tapuya şerh tarihi esas alınmaz. Alacaklı bu süreyi kaçırırsa haciz düşer ve borçlunun şikayeti esastan incelenmez; borçlu da şikayetten önce haczin ayakta olup olmadığını kontrol etmelidir.

In English

In a bill-of-exchange enforcement, the debtor claimed that a seized house was his family home and therefore exempt from seizure. The lower courts partly accepted the claim and ordered that the house could be sold only above a minimum price. The Court of Cassation held that an exemption complaint requires a valid attachment on the date it is filed; here the creditor had not requested a sale within the one-year period, so the attachment had already lapsed. The courts should have ruled that there was no subject left to decide and allocated costs according to the parties' positions on the filing date. Practical point: a creditor who lets the sale deadline pass loses the attachment itself, and the one-year period runs from the date the enforcement office issued the attachment decision, not from its registration in the land registry.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.

Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.

Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerine konulan şikayete konu 30.06.2020 tarihli hacze ilişkin satış isteme süresi İİK'nın 106. maddesi gereği 1 yıl olup, 1 yıllık süre içinde usulüne uygun bir satış talebi mevcut değildir. Buna göre şikayet tarihi olan 31.07.2024 tarihi itibarı ile haciz ayakta olmadığı görülmektedir.

O halde, İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/