Anasayfa / Kararlar / 2025/7644 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
89/1 borçlusu menfi tespiti kazanırsa haciz düşer, meskeniyet şikayeti konusuz kalır
Özet
Başka bir takipte gönderilen 89. madde haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen şikayetçi, icra müdürlüğünce dosyaya borçlu olarak kaydedilmiş ve taşınmazı haczedilmiştir. Şikayetçi meskeniyet şikayetinde bulunmuş, ayrıca açtığı menfi tespit davasını kazanmış ve icra müdürlüğü borçlu sıfatını kaldırmıştır. Yargıtay, şikayet tarihinde haciz geçerli olsa da bölge adliye mahkemesinin karar tarihinde geçerli bir haczin kalmadığını, bu nedenle şikayetin esasının incelenmesi yerine konusuz kaldığına ve giderlerin şikayet tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Haczedilmezlik şikayeti görülürken haczin hukuki dayanağının ortadan kalkıp kalkmadığı karar tarihine kadar izlenmelidir; dayanak kalkarsa esas hakkında hüküm kurulmaz. 89/1 ihbarnamesine itiraz etmediği için borçlu sayılan üçüncü kişi, menfi tespit davasını kazandığında bu dosyadaki hacizler de dayanaksız kalır.
In English
A third party who did not object to garnishment notices under Article 89 of the Enforcement and Bankruptcy Law was entered into the file as a debtor, and its home was attached; it then filed a home-exemption complaint and, separately, an action for a declaration of non-liability. Years later the declaratory action succeeded and the enforcement office removed the third party's debtor status. The Court of Cassation held that, once that happened, there was no longer a valid attachment to rule on, so the courts should not have decided the merits of the exemption complaint but declared it moot and allocated costs according to who was right when the complaint was filed. In practice, a creditor relying on an unanswered garnishment notice should expect the attachment to fall away entirely if the garnishee later wins a declaratory action.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle haczin varlığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce geçerli bir haczin var olmadığının belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin ayakta olmadığının tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Somut olayda, ... İcra Dairesinin 2015/76 Esas sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından dava dışı borçlu ... hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, şikayetçi ...'ye İİK.nın 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle İcra Müdürlüğünün 16.04.2015 tarihli kararı ile şikayetçinin dosyaya borçlu olarak kaydedilmesine karar verilerek şikayete konu taşınmazın haczedildiği anlaşılmıştır.
Şikayetçinin söz konusu icra dosyasında borçlu olmadığının belirlenmesi için alacaklıya karşı 18.05.2015 tarihinde menfi tespit davası açtığı, söz konusu menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli, 2015/401 Esas ve 2024/15 Karar sayılı ilamı ile şikayetçinin ... İcra Dairesinin 2015/76 Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, söz konusu kararın 24.04.2024 tarihinde kesinleştiği, İcra Müdürlüğünün 04.04.2024 tarihli kararı ile şikayetçinin ilgili icra dosyasından borçlu sıfatının kaldırılmasına karar verildiği görülmekle; şikayet tarihi olan 13.05.2015 tarihi itibarı ile haciz ayakta ve geçerli ise de; İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 18.06.2025 tarihi itibarı ile şikayetçi borçlunun icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ve borçlu sıfatının kaldırılması nedeniyle geçerli ve hukuki dayanağı olan bir haczin varlığından söz edilemeyecektir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur (12.01.2026, oy çokluğu; karşı oy yalnızca dosyanın hangi mahkemeye gönderileceğine ilişkindir, bozmanın özüne oy birliğiyle katılınmıştır).