Anasayfa / Kararlar / 2025/7838 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Binada başkası lehine muhdesat şerhi olsa da borçlunun meskeniyet iddiası araştırılmalı

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2025/7838
Karar
2026/268
Karar tarihi

Özet

Kambiyo senedine dayalı takipte borçlunun paydaşı olduğu arsa vasıflı taşınmaza haciz konulmuş, borçlu meskeniyet şikayetinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, tapuda binanın üçüncü kişiye ait olduğuna dair muhdesat şerhi bulunduğu gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir. Yargıtay, muhdesat şerhi nedeniyle binanın arsanın mülkiyetine tabi olduğundan söz edilemeyeceğini kabul etmekle birlikte, borçlunun şerh sahibinin babası olduğu ve mirasçı sıfatıyla binada hakkı bulunduğu iddiasının araştırılmadan karar verilmesini eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Muhdesat şerhi tek başına meskeniyet şikayetini reddettirmez; şerh sahibiyle borçlu arasındaki miras ilişkisi gibi iddialar mahkemece araştırılmalıdır. Alacaklı, tapu kaydındaki şerhe güvenerek satış sürecini planlamadan önce borçlunun bina üzerindeki olası miras hakkını değerlendirmelidir.

In English

In a bill-of-exchange enforcement, the debtor's co-owned share of a plot was attached and the debtor objected that the house on it was his family home, which is exempt from attachment. The regional court dismissed the objection because the land register carried an annotation that the building belonged to a third person. The Court of Cassation reversed: such an annotation does mean the building does not automatically follow the land, but the debtor argued that the annotated owner was his late father and that he had inherited the building, and this had to be investigated before deciding. Creditors should not treat a building-ownership annotation as an automatic bar to a home-exemption claim.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Tapuda adına kayıtlı taşınmazına haciz konulan takip borçlusu, haczedilemezlik şikayetinde bulunabilme hakkına sahiptir. Borçlunun, kendisine ait müşterek veya iştirak halindeki hisseli bir mesken için de haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkündür. Bunun gibi, tapuda mesken niteliğini taşımakla beraber, borçlunun murisi adına kayıtlı henüz paylaşılmamış ve tapuda borçlu adına intikal görmemiş miras payının haczi halinde de borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunabileceği kuşkusuzdur. Taşınmazın arsa olarak tapuda kayıtlı olması, üzerinde konut niteliğini haiz bir yapı bulunduğu sürece borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunmasına engel değildir.

Açıklanan yasa maddesinde; kural olarak binanın mülkiyetinin, arzın (arsanın) mülkiyetine tâbi olduğu ve arzın maliki kim ise muhtesatın (binanın) malikinin de aynı kimse olduğu kabul edilmektedir. Ancak, taşınmaz üzerinde ... lehine muhdesat şerhi bulunduğundan, arsa üzerinde yer alan konutun (muhdesatın) mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğundan söz edilemez.

Ne var ki; borçlu tarafından muhdesat sahibi ...'un babası olduğu, babasının vefatı nedeniyle arsa üzerindeki binada yasal mirasçı konumunda olduğu ileri sürülmüştür.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından ileri sürülen iddialar araştırılarak oluşacak sonuca göre meskeniyet şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur (21.01.2026, oy birliği).

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/