Anasayfa / Kararlar / 2026/4347 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

İhalenin feshi esastan reddedilince fesih isteyene para cezası resen verilmelidir

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/4347
Karar
2026/3880
Karar tarihi
İİK 134İİK geçici 187343 sayılı Kanun#ihalenin feshi#para cezası#kamu düzeni#aleyhe bozma yasağı

Özet

Borçlu ihalenin feshini istemiş; icra mahkemesi işin esasına girerek feshi gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiş, ancak borçlu aleyhine para cezasına hükmetmemiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun temyiz itirazlarını yerinde görmemekle birlikte, İİK 134/5 uyarınca esastan ret halinde ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezası verilmesinin emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı gözetilmeyeceğinden karar, para cezasına hasren ve resen bozulmuştur.

Uygulamaya etkisi

Esastan reddedilen ihalenin feshi talebinde para cezası, karşı tarafın talebi olmasa da ve yalnızca fesih isteyen temyiz etmiş olsa da uygulanır. Borçlu veya diğer ilgililer ihalenin feshi yoluna somut ve ispatlanabilir bir usulsüzlük olmadan başvurmamalı; alacaklı da cezanın atlandığı kararlarda bunu ileri sürebilir.

In English

The debtor asked the enforcement court to set aside a judicial auction sale. The court examined the merits, found no ground for annulment and dismissed the request, but did not impose the monetary penalty foreseen by law; the regional appeal court upheld that decision. Although the debtor's own appeal failed, the Court of Cassation reversed the judgment on its own motion as to the penalty: under Article 134(5) of the Enforcement and Bankruptcy Law, a request rejected on the merits must lead to a fine of up to ten percent of the sale price. Because the rule is mandatory and of public order, the ban on reversing a judgment to the appellant's detriment does not apply. Practical point: a debtor who challenges an auction without solid grounds risks a fine even if the creditor never asks for it.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Şikayetçi borçlunun ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmediği; kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

Temyiz itirazları yerinde değil ise de; 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 33. maddesi ile İİK'na eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanun'la değişik İİK'nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendi uyarınca; icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re'sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz.

Somut olayda; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; ilk derece mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın para cezasına hasren ve re'sen bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezasına hasren ve re'sen bozulmasına 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/