Anasayfa / Kararlar / 2025/9930 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Meskeniyet şikayetinde değerler keşif tarihine göre değil, haciz tarihine göre belirlenir

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2025/9930
Karar
2026/2495
Karar tarihi

Özet

Genel haciz yoluyla takipte borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi haciz tarihindeki değerleri esas alarak taşınmazın satılmasına ve haline münasip ev bedelinin borçluya bırakılmasına karar verdi; bölge adliye mahkemesi ise emlak fiyatlarındaki artışı gerekçe göstererek keşif tarihindeki değerlere göre haczi tamamen kaldırdı. Yargıtay, mahcuzun değerinin ve borçlunun alabileceği haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibarıyla belirlenmesinin zorunlu olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.

Uygulamaya etkisi

Meskeniyet şikayetinde haczin tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağı haciz tarihindeki değerlere göre belirlenir; sonraki fiyat artışları borçlu lehine hesaba katılmaz. Alacaklı, bilirkişi raporunun değerleri haciz tarihine göre tespit edip etmediğini mutlaka denetlemelidir.

In English

In an ordinary enforcement proceeding, the debtor claimed that the attached property was his family home suitable to his circumstances and asked for the attachment to be lifted. The enforcement court, using values fixed as at the date of attachment, ordered the property to be sold for not less than the amount needed to buy a suitable home, with that amount left to the debtor. The regional appeal court lifted the attachment entirely, reasoning that values at the date of the court's site inspection should be used because of rising property prices and inflation. The Court of Cassation reversed, holding that both the value of the attached property and the value of a home suitable to the debtor must be fixed as at the date of attachment. For creditors, this means later price increases cannot be used to turn a partial exemption into a full release of the property.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde taşınmazın haline münasip ev değeri ve şikayete konu taşınmazın değerinin haciz tarihi itibariyle değerinin, taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlarla emsal mukayesesi yapılmak ve aynı vasıftaki taşınmazların alım-satım değerleri denetime elverişli ve somut veriler içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle, İİK'nın 82/12. maddesi gereğince belirlendikten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına; şayet borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar mahcuzun değerinden fazla ise haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen ve İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın haciz tarihi itibariyle değerinin 409.000,00 TL olduğu, daha mütevazi semtlerde haciz tarihi itibariyle haline münasip ev değerinin ise 355.000,00 TL olarak tespit edildiği ve İlk Derece Mahkemesince haciz tarihi itibariyle belirlenen değer üzerinden hüküm kurulduğu ancak Bölge Adliye Mahkemesince emlak piyasasındaki artış oranları ve paranın satın alma gücünün azalması hususları nazara alındığında keşif tarihindeki belirlenen değerin esas alınması gerektiğinden, bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Meskeniyet iddiası bir haczedilmezlik şikayeti olup; mahcuzun değerinin ve borçlunun hale münasip alabileceği meskenin değerinin haciz tarihi itibariyle yapılması zorunluluktur. Bölge Adliye Mahkemesinin mahkeme keşif tarihi itibariyle belirlenen değerleri esas alarak hüküm kurması doğru görülmemiştir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca bozulmasına, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/