Anasayfa / Kararlar / 2026/5914 E.
Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Menfi tespit davasından sonra takipten vazgeçen alacaklı yargılama giderini öder
Özet
Alacaklı, tanzim yeri bulunmayan bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmış; borçlu bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmıştır. Dava açıldıktan sonra alacaklı takipten vazgeçip aynı bonoya dayanarak yeni bir takip başlatmış ve davanın konusuz kaldığını savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, davanın konusuz kaldığını ancak davanın açılmasına alacaklının sebebiyet verdiğini kabul ederek yargılama giderlerini alacaklıya yüklemiş; konusuzluk ön inceleme duruşmasından önce bildirildiği için vekâlet ücretinin yarısına hükmetmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Takibe karşı menfi tespit davası açıldıktan sonra takipten vazgeçmek, alacaklıyı yargılama giderinden kurtarmaz. Alacaklı, konusuzluğu ön inceleme duruşmasından önce bildirirse vekâlet ücreti tarifedeki tutarın yarısıyla sınırlı kalır.
In English
A creditor started a bill-of-exchange enforcement on a promissory note that lacked a place of issue. The debtor sued for a declaration that it owed nothing under that enforcement file. After the suit was filed, the creditor withdrew the enforcement and opened a new one, then argued that the case had become moot. The courts held that the case was indeed moot, but because the creditor's enforcement had caused the lawsuit, the creditor must bear the costs; since mootness was reported before the preliminary hearing, only half of the statutory attorney fee was awarded. Practical point: withdrawing a defective enforcement after being sued does not shield the creditor from paying the debtor's costs.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından, davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, bunun üzerine davacı tarafından "kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı", "borç bulunmadığı" gerekçesi ile eldeki menfi tespit davasının açıldığı, ardından davalının eldeki dava açıldıktan sonra, 09.09.2025 tarihinde takipten vazgeçtiği, alacağın tahsili amacıyla davacı hakkında başkaca bir takip başlattığı, dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, davalı söz konusu takipten vazgeçtiğinden iş bu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği kabulü ile yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerinde görüldüğü, ancak davalı ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kaldığını bildirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca söz konusu Tarifede belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ... karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonoya dayalı başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1 uyarınca onanmasına, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.