Anasayfa / Kararlar / 2026/7 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Paylı taşınmazda meskeniyet: haline münasip ev değeri borçlunun payına bölünemez

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/7
Karar
2026/2650
Karar tarihi

Özet

Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlunun bir konuttaki 1/2 payı haczedildi; borçlu meskeniyet şikayetinde bulundu. Bilirkişi payın değerini 2.500.000 TL, haline münasip ev değerini 3.120.000 TL olarak belirledi; ilk derece mahkemesi bu değeri pay oranına bölerek 1.560.000 TL'nin borçluya bırakılması kaydıyla satışa karar verdi, istinaf başvurusu reddedildi. Yargıtay, haline münasip ev değerinin borçlunun ihtiyacına göre belirlendiğini ve pay oranına bölünemeyeceğini, pay değeri haline münasip ev değerinin altında kaldığından şikayetin kabulüyle haczin kaldırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Uygulamaya etkisi

Paylı bir konutta borçlunun payı haczedildiğinde, payın değeri haline münasip evin tam değeriyle karşılaştırılır. Payın değeri bu tutarın altındaysa haciz kaldırılır; alacaklı satıştan sonuç alamaz.

In English

In enforcement proceedings based on a promissory note, the creditor attached the debtor's half share in a residential flat, and the debtor claimed it was exempt as the home suited to the debtor's circumstances. The expert valued the half share at TRY 2.5 million and a suitable home at TRY 3.12 million; the lower courts halved the suitable-home figure in line with the share and ordered a sale. The Court of Cassation reversed: the value of a suitable home reflects the debtor's own housing needs and cannot be divided by the size of the share. Because the share was worth less than a suitable home, the attachment had to be lifted. Creditors attaching a co-owned home should compare the share's value with the full value of a suitable home before relying on a sale.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Paylı taşınmazlarda, her paydaşın (borçlunun) meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı vardır. Bu halde iddia, pay oranı esas alınarak çözümlenmelidir. Bir başka deyişle, İİK'nın 82. maddesi hükmüne göre, haczedilmezlik şikayetinde bulunan borçlunun (paydaşın) sosyal durumuna göre inceleme yapılıp paya isabet eden değerden, haline uygun bir mesken edinip edinemeyeceği araştırılarak sonuca gidilmesi gerekir.

Bu durumda, kural olarak borçlunun taşınmazdaki hisse değeri tespiti doğrultusunda borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden (bu değerden hissesine düşecek miktardan) fazla ise şikayetin kabulü; az ise şikayetin kısmen kabulü ile mahcuzun (borçlunun hissesinin) satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekir.

Mahkemelerce haline münasip ev değerinin borçlunun ihtiyacına göre belirlenen bir değer olduğu göz ardı edilerek, haline münasip ev değerinin borçlunu hissesi oranına bölünerek değer tespiti yapılması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, meskenin değerinden az olmamak üzere satılmasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

O halde İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Borçlunun temyiz istemi kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozuldu; 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/