Anasayfa / Kararlar / 2026/2857 E.
Karar · Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Açılmamış sayılan ilk dava da itirazın iptali için bir yıllık süreyi başlatır
Özet
Alacaklı, iş bedeli için başlattığı takibe yapılan itiraz üzerine 2018'de itirazın iptali davası açmış, bu dava sonradan açılmamış sayılmış ve alacaklı 2022'de yeni dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmediği için bir yıllık sürenin hiç başlamadığını kabul ederek davayı kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk davanın açıldığı tarihin itirazın tebliği hükmünde olduğunu ve İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin o tarihte başladığını belirterek davayı süre yönünden reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
Uygulamaya etkisi
İtiraz kendisine tebliğ edilmemiş olsa bile alacaklının itirazın iptali davası açtığı gün itirazı öğrendiği kabul edilir ve bir yıllık süre işlemeye başlar. İlk dava açılmamış sayılır veya düşerse yeni dava bu bir yıl içinde açılmalıdır; aksi hâlde alacaklı genel mahkemede alacak davasına yönelmek zorunda kalır.
In English
A subcontractor started enforcement for unpaid work and the debtor objected. The creditor filed an action to set aside the objection in 2018, but that case was later deemed not filed; a new action was brought in 2022. The trial court held the one-year time limit under Article 67 had never started because the objection was never served on the creditor, and ruled for the creditor. The regional court reversed, holding that filing the first action counts as learning of the objection, so the one-year limit ran from that date and the 2022 action was out of time; the Court of Cassation upheld that ruling. Practical point: once a creditor has sued on an objection, the one-year clock is running even without formal service, and a dismissed or abandoned first case does not stop it.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay'ca onanan gerekçesinden:
"... davacı alacaklının duran icra takibinin devamı için 13.11.2018 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1067 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, dava açılış tarihi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılması ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre İİK'nın 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin 13.11.2018 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, eldeki itirazın iptali davasının ise 18.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından, mahkemece 'davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine' karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ..."
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
"Uyuşmazlık, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. ... Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1 uyarınca ONANMASINA, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.