Anasayfa / Kararlar / 2026/5619 E.
Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Döviz takibinde TL karşılığı gösterilmezse itirazın iptali davası usulden reddedilir
Özet
Alacaklı, zamanaşımına uğramış bonoya dayanarak 10.000 USD için genel haciz yoluyla takip başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmış ve ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi; takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının, hangi tarihteki kur üzerinden istendiğinin ve faiz miktarı ile başlangıç tarihinin gösterilmediğini, bu nedenle itirazın iptali davasına özgü 'usulüne uygun bir icra takibinin bulunması' dava şartının gerçekleşmediğini belirterek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay bu kararı kesin olarak onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Döviz alacağı için takip açan alacaklı, takip talebinde alacağın TL karşılığını, esas alınan kur tarihini ve faiz miktarı ile başlangıç tarihini mutlaka göstermelidir. Bu eksiklik itirazın iptali davasını esasa girilmeden düşürebilir; borçlu açısından ise eksik takip talebi güçlü bir usul savunmasıdır.
In English
A supplier started ordinary enforcement proceedings for a USD 10,000 claim based on a time-barred promissory note, and the buyer objected. The trial court partly allowed the creditor's action to set aside the objection. The regional court reversed and dismissed the action on procedural grounds: the enforcement request and payment order stated the claim only in USD, without its Turkish lira equivalent, the exchange-rate date relied on, or the interest amount and start date, as required by Articles 58/3 and 60/1 of the Enforcement and Bankruptcy Law, so there was no 'properly initiated enforcement', which is a precondition of this action. The Court of Cassation upheld that decision as final. Practical point: a foreign-currency enforcement request must show the TL equivalent, the exchange-rate date and the interest details from the start.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay'ca onanan gerekçesinden:
"... takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiğinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58. maddesinde düzenlendiği, maddenin konuyla ilgili üçüncü fıkrasında 'Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi'nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılındığı aynı durumun İİK'nın 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusu olduğu, ..."
"... icra dosyasında düzenlenen takip ve ödeme emrinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gibi faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün ve yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmediği, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının bu davaya özgü bir dava şartı olup somut olayda, USD cinsinden yapılan takip talebine istinaden USD cinsinden düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden 'usulüne uygun bir icra takibinin bulunması' şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği ..."
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
"Dava zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı başlatılan genel haciz yolu ile takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir."
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1 uyarınca ONANMASINA, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.