Anasayfa / Kararlar / 2026/2840 E.
Karar · Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Sıra cetvelinde pay ayrılmayan alacaklıya, iptal hâlinde yargılama gideri yüklenemez
Özet
Taşınmaz satış bedelinin paylaştırılması için düzenlenen sıra cetveline, borçlunun avukatı olarak vekâlet ücreti alacağının rüçhanlı olduğunu ileri süren alacaklı şikayette bulunmuş, bölge adliye mahkemesi sıra cetvelini iptal etmiştir. Yargıtay, sıra cetveline kendisi şikayette bulunmayan alacaklının, şikayet edilmeyen sıralar bakımından iptal kararını temyizde hukuki yararı olmadığını kabul etmiştir. Buna karşılık sıra cetvelinde yer almakla birlikte kendisine pay ayrılmayan alacaklının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasını hatalı bulmuş ve kararı bu yönden düzelterek onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Sıra cetvelinde pay alamayan alacaklı, başkasının şikayeti sonucunda cetvel iptal edilse bile masraf ve vekâlet ücreti riskiyle karşılaşmaz. Ancak cetvelden memnun olmayan alacaklının kendi şikayetini süresinde yapması gerekir; aksi hâlde sonraki aşamada temyiz yolu da kapanabilir.
In English
After the sale of a debtor's real estate, the enforcement office drew up a ranking of creditors. A lawyer holding a fee claim against the debtor complained that his claim should rank first, and the regional court annulled the ranking. Two creditors appealed. The Court of Cassation held that a creditor who had not itself challenged the ranking had no legal interest in appealing the annulment as regards its own unpaid ranks. However, a creditor that appeared in the ranking but was allotted no share of the proceeds could not be ordered to pay court costs and attorney fees, and the Court corrected the judgment accordingly. Practical point: creditors listed without any allocation are not exposed to cost orders when the ranking is annulled, but they lose the right to appeal if they do not file their own complaint in time.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kendisine sıra cetvelinde 7. ve 8. sıradaki alacaklarına ilişkin pay ayrılmamasına rağmen şikayet yoluna başvurmadığından, sıra cetveline şikayet yoluna başvurulmayan alacak sıraları bakımından, sıra cetvelinin iptaline ilişkin karara karşı temyiz yoluna başvurmakta da hukuki yararı bulunmamasına göre şikayet olunan [alacaklı] vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Temyiz eden şikayet olunan [şirket] vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde; somut olayda, şikayetçi sıra cetvelinde 11. sırada yer almakta olup şikayet olunan [şirkete] sıra cetvelinde 10. sırada yer verilmiştir. Şikayet olunan [şirket] her ne kadar 10. sırada yer almış ise de kendisine pay ayrılmamıştır. Bu durumda adı geçen şikayet olunanın yargılama sonucunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının, şikayet olunan [şirket] lehine olmak üzere, düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Şikayet olunan alacaklı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş; pay ayrılmayan şikayet olunan şirket yönünden harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin bentlere "hariç" ibaresi eklenerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır; 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.