Anasayfa / Kararlar / 2026/1689 E.
Karar · Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Alacaktan önce kurulan ipotek sıra cetvelinde önceliğini korur, itiraz reddedilir
Özet
Kredi alacaklısı banka, borçlunun ipotekli taşınmazının satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde paranın tamamının birinci sıradaki ipotek alacaklısına ödenmesine itiraz etmiş; ipotek alacaklısının gerçek bir alacağı olmadığını, ipoteğin dayanağı peştemaliye sözleşmesinin sonradan düzenlenebilecek adi bir belge olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, kira borçları için kurulan ipoteğin davacının kredi sözleşmesinden ve takibinden önce tesis edildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, temyiz sebeplerini bozmayı gerektirir nitelikte görmeyerek kararı onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Sıra cetveline itirazda önceki tarihli ipoteğe karşı yalnızca 'alacak yoktur' demek yetmez; alacağın gerçek olmadığını gösteren somut delil sunulmalıdır. Alacaklılar, kredi kullandırmadan önce teminat taşınmaz üzerindeki ipoteklerin dayanağını ayrıca araştırmalıdır.
In English
A bank that had lent to a company and its guarantor objected to the ranking table drawn up after a mortgaged property was sold at auction, because the entire proceeds went to a first-ranking mortgagee. The bank argued that the mortgagee had no real claim and that the mortgage rested on a private 'key money' agreement signed a month earlier. The lower courts dismissed the objection on the ground that the mortgage, securing a company's rent debts, was created before the bank's loan agreement and before its enforcement proceedings. The Court of Cassation upheld that decision without further reasoning of its own. Practical point: a creditor who challenges an earlier mortgage in ranking-table proceedings needs concrete evidence that the secured claim does not exist; the order of dates alone works in the mortgagee's favour.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Talep, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(Onanan ilk derece kararının gerekçesi, karar metnindeki özetiyle: davalının ipoteğinin dava dışı borçlu şirketin kira borçları için tesis edildiği, 01.05.2014 tarihli peştemaliye sözleşmesi imzalandığı, ipoteğin 29.05.2014 tarihli olduğu, davacının alacağının ise 02.07.2014 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve ipotek belgesinin davacının alacağından önce düzenlendiği.)
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK 370/1 uyarınca onanmıştır; 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.