Anasayfa / Kararlar / 2026/1297 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

TL karşılığı gösterilmeyen döviz alacağı takibinde itirazın kaldırılması reddedilir

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/1297
Karar
2026/4105
Karar tarihi

Özet

Kiraya veren, yabancı para üzerinden kira alacağı ve tahliye talepli ilamsız takip başlatmış; kiracının itirazı üzerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi istemiştir. İlk derece mahkemesi uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK 58/3 ve 60/1 uyarınca yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesinin zorunlu ve kamu düzenine ilişkin olduğunu, takip talebinde bu karşılık gösterilmediğinden istemin esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini belirtmiş; sonuç doğru olduğundan kararı onamıştır.

Uygulamaya etkisi

Döviz alacağı için takip yapan alacaklı, takip talebinde alacağın TL karşılığını ve hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğini mutlaka göstermelidir; aksi halde itirazın kaldırılması ve tahliye istemi esasa girilmeden reddedilir. Bu eksiklik takibin her aşamasında resen gözetildiğinden borçlu da her safhada bunu ileri sürebilir.

In English

A landlord started summary enforcement proceedings for rent and eviction, claiming the rent in a foreign currency. After the tenant objected, the landlord asked the enforcement court to lift the objection and order eviction; the court refused on the ground that the dispute required a full trial, and the regional appeal court upheld that decision. The Court of Cassation confirmed the result but on a different basis: under Articles 58 and 60 of the Enforcement and Bankruptcy Law, a creditor claiming a foreign-currency debt must state its Turkish lira equivalent in the enforcement request and the payment order. This is a public-order requirement to be checked of the court's own motion at every stage, and because the request did not show the lira equivalent, the landlord's application should have been rejected without examining the merits. Practical point: a foreign creditor enforcing a claim in euro or dollars in Turkey must always state the lira equivalent in the enforcement request, or the proceedings can fail at the outset.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta; alacağın yabancı para üzerinden talep edildiği, takip talebinde harca esas değerin TL karşılığının gösterilmediği tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden hiçbir işlem yapılmaksızın anılan bu eksiklik nedeniyle itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek sonuca gidilmesi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden ve alacaklının istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verildiğinden, sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesi uyarınca onanmasına 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/