Anasayfa / Kararlar / 2026/740 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Borçluyla aynı yeri paylaşan üçüncü kişi istihkak davasında mülkiyet karinesini çürütmeli
Özet
Haciz, borçlu şirketle ticari ilişkisi olan üçüncü kişi şirketin adresinde yapılmış, üçüncü kişi istihkak davası açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, haciz adresinin takip talebi veya ödeme emrindeki adres olmadığı gerekçesiyle mülkiyet karinesini üçüncü kişi lehine kabul edip davayı kabul etmiştir. Yargıtay; haciz adresinin takibe dayanak cari hesap ekstresinde yer aldığını, iki şirketin yaklaşık 13 yıl aynı adreslerde bulunduğunu, aynı telefon, e-posta uzantısı, yemekhane ve internet ağını kullandığını, borçlunun borç doğumuna yakın tarihte adresten ayrıldığını tespit ederek İİK 97/a uyarınca malların birlikte elde bulundurulduğunun kabulü gerektiğine, üçüncü kişinin karinenin aksini ispat edemediğine hükmetmiş ve kararı alacaklı lehine bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Haciz adresi takip talebinde yazılı olmasa bile, borçlu ile üçüncü kişinin aynı yeri, personeli ve altyapıyı paylaştığı gösterilirse mülkiyet karinesi birlikte zilyetlik yönünde işler ve ispat yükü üçüncü kişiye geçer. Alacaklı haciz tutanağına bu olguları ayrıntılı geçirtmeli; üçüncü kişi ise envanter defteri gibi mülkiyeti gösteren belgeleri mutlaka sunmalıdır.
In English
Goods were attached at premises registered to a third-party company, which then sued to have them released as its own property. The regional court found for the third party because the address was not the debtor's address in the enforcement file. The Court of Cassation reversed: the attachment address appeared in the account statement underlying the claim, the two companies had shared the same addresses for about 13 years, used the same phone line, e-mail domain, canteen and network, and the debtor had moved its registered address away shortly before the debt arose. In these circumstances the goods are presumed to be held jointly by the debtor and the third party under Article 97/a of the Enforcement and Bankruptcy Law, so the third party must prove ownership, which it failed to do (it also did not produce its inventory books). Practical point: creditors should document shared premises, staff and infrastructure at the time of attachment.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
"11.11.2020 tarihinde yapılan haczin davacı 3. kişinin adresinde yapıldığı, takip dayanağı cari hesap ekstresindeki adresin haciz adresi olduğu, haciz sırasında üçüncü kişi vekilinin 'borçlu ile ticari ilişkimiz vardır bu binanın 2. Kat B bloğunda irtibat ofisi olarak borçluya alt kiralama yapıldığının beyan edildiği,' haciz sırasında alacaklı vekilinin borçluya ait telefon numarasının arandığında, 3. kişi firmanın telesekreterinin bağlandığı, yine davacı vekilinin beyanıyla 'gizlilik esasları gereğince borçlu ile aynı uzantılı mail adreslerinin kullanıldığı,' ..."
"... Sicil Kayıtlarının incelenmesinde borçlu firmanın haciz adresinde iken, borcun doğum tarihine yakın (01.06.2020) tarihte adresten ayrıldığı görülmüştür. Kayıtların geçmişe yönelik incelenmesinde ... her iki firmanın 13 yıl aynı adreslerde birlikte oldukları görüldüğü, bilirkişi raporuna göre borçlu firmanın yetkilisinin son sgk kaydının davacı firma olarak gözüktüğü, davacı firmanın envanter defterlerinin sunulmaması nedeniyle mahcuzların envanter defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği görülmüş olup, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İİK'nin 97/a maddesi gereğince borçlu ve üçüncü kişinin malı birlikte elde bulundurduğunun kabulü gerekir, bu mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından ispat edilemediği görülmekle dosya kapsamına uygun olmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulması gerekmiştir."
Sonuç: Davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının reddine, alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371 uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.