Anasayfa / Kararlar / 2026/1340 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yetkisiz kişinin şirket lehine istihkak iddiası geçersiz, alacaklı şikayet edebilir
Özet
Borçlunun adresindeki hacizde hazır bulunan kişi, mahcuzların tamamının üçüncü kişi bir şirkete ait olduğunu beyan etmiş, icra müdürlüğü haczi İİK 99'a göre yapılmış saymıştır. Alacaklı, beyanda bulunan kişinin o şirketin ortağı veya yetkilisi olmadığını ileri sürerek müdürlük kararını şikayet etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi şikayeti hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, kişinin şirketi temsile yetkili olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, alacaklının şikayette hukuki yararı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Haciz sırasında üçüncü kişi lehine yapılan istihkak iddiası, iddiayı yapanın o kişiyi temsil yetkisi yoksa geçerli sayılmaz; alacaklı istihkak davası açmak yerine müdürlük kararını şikayet yoluyla kaldırtabilir. Alacaklı vekili haciz tutanağına beyanda bulunanın sıfatını ve yetki belgesini mutlaka işletmelidir.
In English
During an attachment at the debtor's premises, a person present declared that all goods belonged to a third-party company, and the enforcement office treated the attachment as made under İİK 99, giving the creditor time to sue on ownership. The creditor complained that the person was neither a partner nor an authorised representative of that company, so the ownership claim was invalid. The regional court dismissed the complaint for lack of legal interest. The Court of Cassation reversed: since no evidence showed the person had authority to represent the company, the creditor did have a legal interest and the court had to examine the merits and set aside the office's decision. Creditors facing an on-the-spot ownership claim should check at once whether the person making it can actually represent the alleged owner.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Uyuşmazlık, haczin yapılış şekline ilişkin alacaklının şikayetidir.
Alacaklı şikayetinde hacizde hazırun ...'nin yetkili ve ortağı olmadığı [üçüncü kişi] firma lehine istihkak iddiasında bulunduğunu, buna yetkisinin olmadığını, geçersiz istihkak iddiasına dayanarak icra müdürünün haczin İİK 99. maddeye göre yapılmış sayılmasına karar vermesinin yerinde olmadığını, müdürlük kararının kaldırılmasını, geçersiz istihkak iddiasının yapılmamış sayılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise, haczin İİK 97. maddeye göre yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu hacizde ...'nin mahaldeki tüm mahcuzların [üçüncü kişi şirkete] ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Hatta cevap dilekçesinde ve son celse beyan dilekçesinde istihkak iddiasını [üçüncü kişi] firma lehine yaptığını beyan etmiştir. Ancak bu firmanın yetkilisi ve ortağı olmadığı, temsile yetkili olduğuna dair hiç bir delilin sunulmadığı görülmekle, alacaklının şikayetinde hukuki yararı vardır, işin esasına girilerek müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK 371 uyarınca bozulmuş; karar 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.