Anasayfa / Kararlar / 2026/479 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Tasarrufun iptalinde borçlu adına vekaleten satış yapan kişiye husumet yöneltilemez
Özet
Kesinleşmiş senet takibine dayanan alacaklı, borçlunun taşınmazını düşük bedelle devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı tüm davalılar yönünden kabul etmiştir. Taşınmaz, borçlu adına vekaleten tapuda işlem yapan çocuğu tarafından devredilmiş; borçlu yargılama sırasında ölmüş, bu kişi de mirası kayıtsız şartsız reddetmiştir. Yargıtay, İİK 282 uyarınca davanın borçlu ve tasarrufun tarafı olan kişilere karşı açılacağını, borçlu sıfatı bulunmayan vekilin hasım gösterilemeyeceğini ve husumetin re'sen gözetileceğini belirterek mirası reddeden mirasçı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Tasarrufun iptali davasında yalnızca borçlu ve kendisiyle işlem yapılan kişiler hasım gösterilmeli; vekil veya aracı kişiler davaya dahil edilirse yargılama gideri ve vekalet ücreti riski doğar. Borçlunun ölümü halinde mirasın reddi kayıtları kontrol edilerek husumet buna göre düzenlenmelidir.
In English
A creditor holding a final enforcement file on a promissory note sued to set aside the debtor's sale of a flat, alleging it was sold cheaply to hide assets. The sale had been signed at the land registry by the debtor's child acting under a power of attorney; the debtor died during the trial, and that child, as one of the heirs, renounced the inheritance unconditionally. The first-instance court granted the claim against all defendants. The Court of Cassation reversed: under Article 282 of the Enforcement and Bankruptcy Code the action lies only against the debtor and the persons who dealt with the debtor, not against a mere agent, and capacity to be sued must be examined by the court of its own motion. Practical point: name the right defendants from the start, and check whether any heirs have renounced the estate before pursuing them.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır. İİK 282 madde gereğince tasarrufun iptali davası asıl borçlu ve borçlu ile iptal konusu tasarrufu yapan veya kendisine borçlu tarafından bir ödemede bulunulan kimseler aleyhine açılır.
Dava konusu edilen taşınmaz davalı borçlu ...'a vekaleten ... tarafından davalı ...'a devredilmiştir. Davalı gösterilen ...'ün dosyada borçlu sıfatı olmadığı, dava konusu gayrimenkulü borçlu annesi adına tapuda vekaleten işlem yapan sıfatı ile davalı ...'a devrettiği anlaşılmakla davalı ... 'ün davada hasım olarak gösterilmesi doğru değildir.
Husumet davanın dinlenebilme koşullarından olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle; ... mirasçısı ... haricindeki diğer mirasçı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne ve AAÜT uyarınca hesaplanan vekalet ücreti ve yargılama masraflarından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur; 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.