Anasayfa / Kararlar / 2025/6054 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Başka takipte cebren satılan malda tasarrufun iptali davası konusuz kalır
Özet
Alacaklı, borçlu şirketin fabrikasında haczi kabil mal bulamamış; borçlunun sekiz dokuma makinesini aynı sektörde faaliyet gösteren üçüncü kişi şirkete devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, üçüncü kişinin elinden çıkan yedi makine için İİK 283/2 uyarınca bedelden nakden sorumluluğa hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmiştir. Yargıtay, tasarrufun iptali koşullarına ilişkin değerlendirmeyi yerinde bulmuş; ancak makinelerden beşinin borçlunun başka bir alacaklıya olan borcu nedeniyle cebri icra yoluyla satıldığını, bu durumda üçüncü kişinin ancak satıştan elinde kalan artık para ile sorumlu olacağını, artık para bulunmadığından bu beş makine yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve yalnızca kalan iki makine için bedele karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Tasarrufun iptali davasında dava konusu mal borçlunun başka bir borcu için cebren satılmışsa, üçüncü kişi yalnızca satıştan kendisine kalan artık para ile sorumlu tutulabilir. Alacaklı, bedele dönüşme talebinden önce malların başka icra dosyalarında satılıp satılmadığını araştırmalı; üçüncü kişi de bu satışları dosyaya sunmalıdır.
In English
A creditor found no attachable assets at the debtor company's factory and discovered that its eight weaving machines had been transferred to another company in the same sector. The lower courts set the transfer aside and, since seven machines had left the transferee's hands, held the transferee liable in cash for their value under Article 283(2) of the Enforcement and Bankruptcy Law. The Court of Cassation agreed that the transfer was voidable but reversed in part: five of the machines had been sold at a forced auction in another creditor's enforcement against the same debtor, and in that situation the transferee is liable only for any surplus left in its hands after the sale. As nothing was left, the claim had become devoid of subject matter for those five machines, and a cash award could be made only for the two machines whose whereabouts were unknown. Practical point: a creditor suing to set aside a transfer should check whether the assets have already been sold in other enforcement files, because that limits what can be recovered from the transferee.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan [...] bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Somut olayda, dava konusu makinelerden 5 tanesinin [...] davalı borçlu [şirketin] dava dışı başka bir alacaklıya olan borcu nedeniyle [...] yapılan icra takibi gereği [...] yapılan ihale sonucu satıldığı anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur.
Somut olayda borçlunun borcu nedeniyle yapılan cebri satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı [şirketin] mamelekinde kalan bir para olmadığı da anlaşıldığından sözü edilen bu 5 adet makine [...] yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yalnızca geriye kalan 2 adet makine [...] yönünden bedele hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Davalı üçüncü kişi şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince bozulmasına 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.