Anasayfa / Kararlar / 2026/5116 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Maddi hata usuli kazanılmış hak doğurmaz; fazla ödeme doğru tutardan hesaplanır

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/5116
Karar
2026/3879
Karar tarihi

Özet

Alacaklı, kredi ve yapılandırma sözleşmelerine dayanarak ilamsız takip başlatmış, borçluların itirazı icra mahkemesince kaldırılmıştır. Bilirkişi raporu ilk fazla ödeme tarihindeki fazla ödemeyi daha yüksek bir tutarda tespit ettiği hâlde mahkeme, daha önce kesinleşen başka bir dosyadaki daha düşük tutarı aleyhe bozma yasağı gerekçesiyle esas almıştır. Yargıtay, maddi hatanın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını belirterek raporda tespit edilen fazla ödemenin dikkate alınması ve ek raporla yeniden hesap yapılması için kararı bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Önceki bir dosyadan taşınan ve açıkça hatalı olan bir tutar, usuli kazanılmış hak veya aleyhe bozma yasağı gerekçesiyle korunmaz. Borçlu, fazla ödemelerin doğru tutar üzerinden hesaba katılmasını isteyebilir; alacaklı da hesabını bu riske göre kurmalıdır.

In English

A lender started enforcement on a loan agreement and a restructuring agreement, and the enforcement court lifted the debtors' objection. The expert report found that the debtors had overpaid by a certain amount, but the court used a lower overpayment figure taken from an earlier, separate case, reasoning that the prohibition on reformatio in peius protected that figure. The Court of Cassation reversed, holding that a figure resting on an obvious factual error does not create a procedural vested right, and ordered a fresh calculation using the higher overpayment found in the report. In practice, debtors can still challenge a clearly wrong figure carried over from earlier proceedings, and creditors should not rely on such a figure to keep their claim intact.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine ... ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır.

Bu sayılanların dışında, ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez.

Burada belirtilen maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır.

Somut olayda, hükme esas alınan raporda fazla ödeme ilk tarihi olan 28.10.2010 itibariyle yapılan hesaplamada fazla ödeme miktarı 1.532.529,15 TL tespit edilmesine rağmen ... ilamına dayanak bilirkişi raporunda fazla ödeme miktarının 1.030.053,56 TL hesaplandığı ve karara karşı yalnız alacaklı temyiz yoluna başvurduğundan bahisle aleyhe bozma yasağı gerekçesiyle fazla ödeme miktarı 1.030.053,56 TL kabul edilerek hesaplama yapılmışsa da maddi hata usuli kazanılmış hak teşkil etmez. O halde, mahkemece belirtilen 1.532.529,15 TL ödeme dikkate alınarak ek rapor alınmak suretiyle hesaplama yaptırılması gerekirken, ... bilirkişi ek raporunun somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen hesaplama kısmı esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/