Anasayfa / Kararlar / 2026/1323 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kesin hacze dönüşmemiş ihtiyati haciz, taşkın haciz şikayetiyle kaldırılamaz
Özet
Alacaklı, ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlunun aracını haczettirmiş; borçlunun ödeme emrine itirazıyla takip durmuş ve kesinleşmemiştir. İcra mahkemesi borçlunun taşkın haciz şikayetini kabul ederek araç üzerindeki haczi kaldırmış, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmiştir. Yargıtay, takip kesinleşmediği için ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediğini, bu hâlde ihtiyati haczin ancak İİK 266'daki teminat şartlarıyla kaldırılabileceğini, taşkın haciz iddiasının bu şartlardan biri olmadığını belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
İtiraz nedeniyle duran takiplerde alacaklının ihtiyati haczi, borçlu para, rehin veya banka teminatı göstermedikçe taşkın haciz gerekçesiyle kaldırılamaz; borçlu haczi kaldırtmak istiyorsa İİK 266 yoluna gitmelidir.
In English
A creditor obtained a precautionary attachment order and had the debtor's vehicle attached; the debtor then objected to the payment order, so the enforcement proceedings were suspended and never became final. The enforcement court lifted the attachment on the vehicle as 'excessive attachment', and the regional court upheld that decision. The Court of Cassation reversed: because the proceedings had not become final, the precautionary attachment had not turned into a definitive attachment, and under Article 266 of the Enforcement and Bankruptcy Law it can be lifted only if the debtor deposits cash or provides acceptable security such as a bank guarantee. A claim of excessive attachment is not one of the grounds for lifting a precautionary attachment, so a creditor's security stays in place until the debtor offers substitute security.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
HMK’nun 33. maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
Takip dosyası incelendiğinde; borçlunun hak ve alacakları hakkında 05.10.2022 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığı, ardından borçlunun hak ve alacaklarının haczi için 10.10.2022 tarihinde icra müdürlüğüne başvurulduğu ve talep sonrası aracın ihtiyaten haczedildiği, 11.10.2022 tarihinde ilamsız takibe ilişkin ödeme emri düzenlenerek borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, dolayısıyla takibin kesinleşmediği ve bunun hukuki sonucu olarak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği anlaşılmaktadır. İhtiyati haczin kaldırılması başlıklı İİK’nun 266. maddesinde “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmemiş olup ihtiyati haczin kaldırılması için İİK’nun 266. maddesindeki şartlardan birinin yerine getirilmesi gerekmekte olup aşkın veya taşkın haczin yapıldığı iddiası bahsi geçen düzenlemedeki ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin şartlardan biri değildir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, talep ihtiyati haczin kaldırılması olduğundan haczin kaldırılmasına ilişkin şikayetin yukarıda yazılı nedenlerle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur; karar 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.