Anasayfa / Kararlar / 2026/1044 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
İmzaya itirazda para cezası re'sen denetlenir; istinaf edilmese de hükümden çıkarılır
Özet
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu imzaya itiraz etmiş; icra mahkemesi ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan, taraflar arasındaki menfi tespit davasında alınan imza raporuna dayanarak itirazı kabul etmiş ve alacaklıyı tazminat ile alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum etmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, alacaklının bu şekilde tazminat ve para cezasından sorumlu tutulmasını isabetsiz bulmuş; tazminat istinaf edilmediğinden ona dokunmamış, re'sen gözetilmesi gereken para cezasını ise hükümden çıkararak kararı düzelterek onamıştır.
Uygulamaya etkisi
İmzaya itirazın kabulünde para cezası kanun yolunda re'sen denetlenir, ancak tazminat ancak açıkça istinaf edilirse incelenir. Alacaklı, imza itirazı kabul edildiğinde tazminat bendini de mutlaka istinaf dilekçesinde ayrıca hedef almalıdır.
In English
A creditor started a bill-of-exchange enforcement, and the debtor denied the signature on the notes before the enforcement court. Without ordering its own handwriting examination, the court relied on an expert report obtained in a separate negative declaratory action, upheld the objection and ordered the creditor to pay compensation and a fine of 10% of the claim. The Court of Cassation found that holding the creditor liable for compensation and the fine on that basis was wrong; the compensation stayed because the creditor had not appealed it, but the fine, which courts must review of their own motion, was struck out. Practical point: a creditor who loses a signature dispute should still appeal the 'bad faith' compensation expressly, since only the fine is corrected ex officio.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İİK'nın 170/3. maddesinde, İcra Mahkemesince, aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılacak inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirilmesi durumunda itirazın kabulüne karar verileceği hükme bağlanmış, aynı maddenin 4. fıkrasında ise; itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, Mahkemece ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan taraflar arasındaki menfi tespit davası sırasında (...) aldırılan 13.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu senetteki imzaların borçlunun eli ürünü olmadığı yönünde bildirilen kesin kanaat raporu uyarınca sonuca gidildiği görülmekle, alacaklının inkar tazminatı ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz ise de, alacaklının istinaf başvuru dilekçesinde aleyhine hükmedilen tazminat ve para cezasına dair kararı istinaf etmediği görülmektedir.
Ancak para cezası re'sen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış; ilk derece mahkemesi kararının para cezasına ilişkin kısmı hükümden çıkarılarak karar düzeltilmiş ve bu şekliyle onanmıştır (21.05.2026, oy birliği).