Anasayfa / Kararlar / 2026/760 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Üçüncü kişinin sicil adresinde borçlu yokken haciz: mülkiyet karinesi üçüncü kişide
Özet
Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste değil üçüncü kişi şirketin ticaret sicilindeki adresinde ve borçlu hazır bulunmadan yapılmış; alacaklı haczin İİK 99'a göre yapılmasını şikayet etmiş, terditli olarak istihkak iddiasının reddini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, bilgisayarda borçlu adına mailler bulunduğundan mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu kabul ederek şikayeti kabul etmiştir. Yargıtay, haciz tutanağında yalnızca bir borçlunun adının yer aldığını ve haciz mahallinde bu borçlu adına belge bulunamadığını belirterek menkullerin üçüncü kişinin elinde kabul edilmesi gerektiğine, diğer borçluya ait evrak, akrabalık ve danışıklı işlem iddialarının istihkak davasında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş ve kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Hacze üçüncü kişinin sicil adresinde gidilmişse alacaklı, İİK 97'ye göre işlem yapılması için haciz tutanağında adı geçen borçluya ait belge bulunduğunu göstermelidir. Aksi halde dava yükü alacaklıda kalır ve muvazaa veya akrabalık gibi iddialar istihkak davasında ispatlanmalıdır.
In English
Goods were attached at the registered address of a third-party company, not at the address where the debtor had been served, and the debtor was not present. The enforcement office treated the attachment as made in the third party's possession, putting the burden of suing on the creditor; the creditor challenged this and, in the alternative, sued to dismiss the third party's ownership claim. The regional court held the presumption of ownership favoured the debtor because e-mails in the debtor's name were found on a computer, but the Court of Cassation reversed: no documents of the debtor named in the seizure report were found, so the goods must be deemed in the third party's possession. Practical point: links such as documents of a co-debtor, family ties or sham transactions must be argued in the ownership action, not through a complaint about the attachment.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Şikayete konu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmıştır. Haciz de borçlu hazır bulunmamıştır. Haciz mahallinde fiziki evrak araştırmasında evrak ele geçirilmemiş, bilgisayarda yapılan evrak araştırmasında ise ... şirketine ait klasör ve mailler görülmüştür. Ne var ki, dayanak icra dosyası borçluları ... ile ... ise de, haciz tutanağında sadece ... ismi yer almıştır. Dolayısıyla dava konusu haczin borçlu ... için yapıldığının kabulü gerekmekte olup haciz mahallinde de borçlu ... adına belge bulunamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu menkullerin borçlu elinde bulunmayıp haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişinin elinde olduğunun kabulü gerekir. Haciz mahallinde diğer icra dosya borçlusuna ait evrak bulunması, akrabalık bağı ve borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlem yapılıp yapılmadığı hususlarının değerlendirilmesinin istihkak davasında mümkün olduğu anlaşıldığından, şikayetin reddi ile terditli istihkak iddiasının reddi davasının esasına ilişkin olarak delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.