Anasayfa / Kararlar / 2026/239 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

İstihkak davasında katılma yoluyla istinaf incelenmeden karar verilemez

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/239
Karar
2026/3097
Karar tarihi

Özet

Alacaklının İİK 99. maddeye dayalı istihkak iddiasının reddi davası, geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesiyle ön koşul yokluğundan reddedilmiş; alacaklı istinafa başvurmuştur. Üçüncü kişi, istinaf dilekçesine cevap başlığıyla verdiği ve harcını yatırdığı dilekçede davanın esastan reddini istemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi yalnızca alacaklının başvurusunu incelemiştir. Yargıtay, bu dilekçenin katılma yoluyla istinaf niteliğinde olduğunu, incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını esasa girmeden bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

İstinaf dilekçesine verilen cevapta farklı bir hüküm istenir ve istinaf harç ve giderleri ödenirse, dilekçe katılma yoluyla istinaf sayılır ve ayrıca incelenmesi gerekir. Taraflar cevap dilekçelerinin içeriğini bu sonuca göre kurgulamalı; bu başvurunun incelenmemesi bozma sebebidir.

In English

In a creditor's action to reject a third party's ownership claim over attached goods, the first-instance court dismissed the case for lack of a valid ownership claim. The creditor appealed; the third party filed a reply to that appeal which in substance asked for the case to be dismissed on the merits and paid the appeal fees. The regional court examined only the creditor's appeal. The Court held that the reply was in fact a cross-appeal by way of joinder and, because it had not been examined, set aside the regional court's decision without looking at the merits. In practice, a reply to an appeal that seeks a different outcome and is accompanied by the appeal fees may be treated as a cross-appeal and must be decided.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, üçüncü kişi tarafından ileri sürülmüş geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, usulünce yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Somut olayda, davalı üçüncü kişiye, davacının istinaf dilekçesi 11.08.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı üçüncü kişinin 19.08.2025 tarihinde istinafa cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür. Ancak davalı üçüncü kişinin istinafa cevap başlığı ile sunduğu dilekçesinin içeriğinde; davacı tarafın istinaf talebinin reddine, dilekçede yer alan beyanların kabulü ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla anılan dilekçenin karara yönelik katılma yoluyla istinaf dilekçesi olduğunun kabulü gerektiği ki dilekçe ibraz edilirken istinaf harç ve giderlerinin ödendiği görülmüştür.

Bu durumda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı üçüncü kişi tarafından süresinde katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun incelenmediği ve salt davacının istinaf talebi değerlendirilerek inceleme yapıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/