Anasayfa / Kararlar / 2025/5555 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Tasarrufun iptali: bedel ödenmiş olsa da borçlunun yakın arkadaşına satış iptal edilir
Özet
Kambiyo senedine dayalı alacağını tahsil edemeyen banka, borçlunun dairesini yakın arkadaşına devrinin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, bedelin banka havalesi, konut kredisi ve çekle ödendiği, değer ile satış bedeli arasında misli fark bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, devralanın borçlunun yakın arkadaşı olduğunu ve borçlunun kendi beyanına göre 'yardımına yetiştiğini' dikkate alarak, onun İİK 280/1 kapsamında borçlunun mali durumunu ve ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunu kabul etmiş ve kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Devralan borçlunun yakın çevresindense, bedelin gerçekten ödendiğinin kanıtlanması tasarrufun iptali davasını kurtarmaz; İİK 280/1 bağımsız bir iptal sebebidir. Alacaklılar, taraflar arasındaki yakınlığı ve borçlunun beyanlarını dosyaya getirmeye özen göstermelidir.
In English
A bank holding a bill-of-exchange claim sued to set aside the debtor's sale of an apartment to a close friend. The lower courts dismissed the case because the buyer had paid the price through a bank transfer, a mortgage loan and a cheque, and there was no gross gap between price and value. The Court of Cassation reversed: since the buyer was the debtor's close friend, who had 'come to his help', he was a person who could know the debtor's financial position and intent to harm creditors under Article 280/1 of the Enforcement and Bankruptcy Law. A creditor need not prove an undervalue sale when the transferee is close to the debtor.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 279... maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Keza İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince; 572.000,00 TL'nin "konut alım bedeli" açıklaması ile davalı ...'ün ... hesabından davalı borçlu ...'ın ... hesabına gönderildiği, davalılar arasında başkaca bir alacaklılık-borçluluk ilişkisi tespit edilemediğinden ve dekontta açıklama yer aldığından bedelin taşınmaz satış bedeli olarak gönderildiği sonucuna varıldığı, konut kredisi olarak çekilen ve davalı borçlunun hesabına gönderilen bedel ile çek bedeli olarak tahsil edilen 524.651,24 TL birlikte nazara alındığında satış bedelinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazı borçludan devralan davalı 3. kişi ... ile davalı borçlunun yakın arkadaş oldukları, davalı borçlu ...'ın; pandemi nedeniyle piyasalar durgun olduğundan yardımına arkadaşı davalı ...'ün yetiştiğini beyan ettiği anlaşılmakta olup, davalı 3. kişi ...'ün İİK'nın 280/1. maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince bozulmasına, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.