Anasayfa / Kararlar / 2025/3669 E.

Karar · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yeni alacak yokken haciz ihbarnamesi zincirini yeniden başlatmak kötüniyettir

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas
2025/3669
Karar
2026/2681
Karar tarihi

Özet

Alacaklı, borçlu şirketin alacağı için üçüncü kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş, üçüncü kişi süresinde itiraz etmiştir. Alacaklı, borçlunun üçüncü kişiden yeni bir alacağı doğduğunu ileri sürmeden haciz ihbarnamesi zincirini yeniden başlatmış; yeni ihbarnameler üçüncü kişi yurt dışındayken tebliğ edilmiş, süreler kaçırılmış ve maaşına haciz konulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, ihbarname gönderilmesinin tek başına kötüniyeti göstermediği gerekçesiyle istirdat davasını reddetmiştir. Yargıtay, itiraz edilen 1. haciz ihbarnamesinden sonra ancak yeni doğan bir alacak için yeniden ihbarname gönderilebileceğini, bunun yerine İİK 89/4 tazminat yoluna gidilmesi gerektiğini, zinciri haksız yere yeniden başlatmanın kötüniyet olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Üçüncü kişi 1. haciz ihbarnamesine itiraz ettiyse alacaklının yolu İİK 89/4 tazminat davasıdır; yeni alacak iddiası olmadan ihbarname zincirini yenilemek, ödenen paranın İİK 89/5 ile geri istenmesine kapı açar. Üçüncü kişi ise ilk itirazını belgeleyerek saklamalıdır.

In English

A creditor sent a garnishment notice to a third party, claiming that she owed money to the debtor company. She objected in time. Some months later, without pointing to any new debt, the creditor had the whole chain of notices sent again; this time they were served while she was abroad, she missed the deadlines, and her salary was attached. She sued to recover what she had paid. The Court of Cassation held that once a third party has objected to the first notice, a new first notice can be sent only for a newly arisen debt; restarting the chain without one, instead of suing for damages under the statute, shows bad faith, so the claim for repayment must be examined on that basis. Practical point: creditors facing an objection should use the statutory damages action rather than re-sending notices.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

  1. kişiye gönderilen 1. haciz ihbarnamesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczedildiği bildirilmiş olsa bile, 3. kişinin sorumluluğu kural olarak haciz ihbarnamesini tebellüğ ettiği andaki durumla sınırlıdır. 3. kişi, 1. veya 2. haciz ihbarnamelerinden birine itiraz etmişse, 3. kişiye yeniden 1. haciz ihbarnamesi gönderilemez. Ancak daha sonra yeni bir alacak doğmuşsa bu alacağın haczi için yeniden İİK'nın 89/1 maddesi uyarınca (1.) haciz ihbarnamesi gönderilmesi istenebilir.

Bu aşamada, İİK 89/4 maddesi hükmüne göre; alacaklı, 3. kişinin 338. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra Mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Somut olayda; elinde borçlunun 3. kişiden yeni bir alacağı doğduğuna dair somut bir delili bulunduğunu ileri sürmeyen ve İİK'nın 89/4 maddesi hükmüne göre tazminat davası açma yoluna başvurmayan davalı alacaklı, 3'lü haciz ihbarnamesi zincirini haksız olarak yeniden başlatmak suretiyle davacı 3. kişiyi haciz baskısı altında tutmuştur. Diğer bir anlatımla, davalı alacaklı kötü niyetli davranmıştır.

Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı tarafından haciz ihbarnamesi zincirinin yeniden başlatılmasının davacı 3. kişiyi haciz baskısı altında tutmak amacını taşıdığı, ilk gönderilen 1. haciz ihbarnamesinden sonra, borçlunun davacı 3. kişiden yeni bir alacağın doğduğu yönünde davalı alacaklının bir iddiasının bulunmadığı gözetilerek, yeniden 1. haciz ihbarnamesi çıkartılmasında kötüniyetli olduğu değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve tek başına haciz ihbarnamesi çıkartılmasının kötüniyeti göstermeyeceği yönündeki yanılgılı gerekçeyle istirdat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/