Anasayfa / Kararlar / 2025/8531 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Üçüncü kişi haczi şikayetle kaldıramaz; mahcuz satılırsa istihkak bedele dönüşür

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2025/8531
Karar
2026/260
Karar tarihi

Özet

Üçüncü kişi, tarla vasıflı taşınmazdaki ahır ve eklentiler üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiş, icra mahkemesi talebi kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, takibe taraf olmayan üçüncü kişinin haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemeyeceğini, ancak istihkak prosedürüne başvurabileceğini belirtmiştir. Davacı yargılama sırasında taşınmazı devrettiğinden HMK 125/2 uyarınca devralanın davaya dahil edilmesi gerektiğini, mahcuzların ihale ile satılmış olması halinde de davanın konusuz kalmayıp satış bedeline dönüşeceğini vurgulayarak kararı bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Hacizli malın satılması istihkak davasını sona erdirmez; alacaklı, malı alacağa mahsuben alsa bile satış bedeli üzerinden yargılamanın sürdüğünü hesaba katmalıdır. Dava konusunu devreden tarafın yerine devralanın davaya alınması gerekir; aksi halde karar taraf teşkili eksikliğinden bozulur.

In English

A third party claimed ownership of a barn and equipment seized on farmland and asked the enforcement court to lift the attachment. The Court of Cassation held that a person who is not a party to the enforcement proceedings cannot use a complaint to have an attachment lifted; the only route is a third-party ownership claim (istihkak). Since the claimant had sold the land during the case, the buyer had to be joined in its place before any ruling on the merits. If the seized items are sold at auction while the claim is pending, the claim does not become moot but continues over the sale proceeds, and fees and costs are then calculated on the lower of the sale price and the debt.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Davacı üçüncü kişi, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Altı mevkii, 116 ada, 24 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmaz üzerinde yer alan ahır ve bu ahır içinde yer alan mütemmim cüzler, eklentiler ile çeşitli alet ve eşyaların maliki olduğunu belirterek menkuller üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İcra dosyasında taraf olmayan 3. kişinin dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemez. Bu konuda aktif dava ehliyeti yoktur. 3. kişi ancak istihkak iddiası ve prosedürüne göre haczin kaldırılmasını isteyebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devri halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiş ve Kanun'un 125/2. maddesinde, "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder..." hükmüne yer verilmiştir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 125/2. maddesi gereğince işlem yapılarak, dava konusu taşınmazı devralan ... yöntemince davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.

Kabule göre de; taraflar arasında, dava konusu yapılan mahcuzların ihale ile satılması halinde, istihkak davası İİK'nun 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüşür. Hacizli malın dava dışı bir kişiye satılması veya alacaklıya alacağa mahsuben satılması sonuca etkili değildir. Somut olayda, dava konusu mahcuzların, dava açıldıktan sonra alacağa mahsuben alacaklı tarafından ihale ile alındığı beyan edilmiştir. Bu durumda dava konusuz kalmayıp bedele dönüşeceğinden satış bedeli üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.

Sonuç: Tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur (21.01.2026, oy birliği).

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/