Anasayfa / Kararlar / 2025/9812 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Haciz mahallinde alacaklının elektronik evrak araştırması talebi reddedilemez
Özet
Haciz sırasında borçlu adreste bulunmamış, mahaldeki üçüncü kişi adresin borçluyla ilgisi olmadığını bildirmiş; alacaklı vekilinin borçlu adına elektronik ortamda evrak araştırması talebi icra memurunca reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, İİK 80'deki yetkinin organik bağı ispata yönelik evrak araştırmasını kapsamadığı gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir. Yargıtay, icra müdürüne haciz isteminin yerine getirilmesi konusunda takdir yetkisi tanınmadığını, gerektiğinde evrak araştırması yapılması gerektiğini ve İİK 96-99 prosedürünün hangisinin uygulanacağının ancak bu araştırmayla netleşeceğini belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Alacaklı, borçlunun adresinde üçüncü kişinin 'burası borçluya ait değil' beyanıyla karşılaştığında evrak araştırması isteyebilir; ret kararı icra mahkemesinde şikayet konusu yapılabilir. Borçlu ve üçüncü kişi açısından evrak araştırması, istihkak iddiasının değerlendirilmesinden önce yapılabilecek bir işlem olarak kabul edilmektedir.
In English
During an attachment at an address, the debtor was not present and a third party on the premises said the address had nothing to do with the debtor; the creditor asked the enforcement officer to run an electronic search for documents in the debtor's name, which the officer refused. The lower courts upheld the refusal, holding that the officer's powers do not extend to gathering evidence of an organic link between the debtor and a third-party claimant. The Court of Cassation reversed, holding that the enforcement officer has no discretion whether to carry out an attachment requested by the creditor and must, where necessary, conduct a document search. Whether the third-party claim procedure under Articles 96 or 99 applies can only become clear after such a search. Practical point: creditors can insist on a document search at the attachment site and challenge a refusal by complaint.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İİK'nın 80. ve müteakip maddeleri uyarınca icra müdürü, borçlunun gösterilen adresinde talep üzerine gerektiğinde kilitli yerlerin (ev ya da iş yeri kapısı) çilingir vasıtasıyla açtırılması suretiyle haciz işlemini yapmak zorundadır. Bir başka anlatımla, anılan yasal düzenlemelerde, icra müdürüne alacaklının haciz isteminin yerine getirilip getirilmemesi konusunda takdir yetkisi tanınmamıştır. Bu durumda icra memuru haczi ve gerektiğinde evrak araştırmasını yapmak durumda olup, haciz yapılan yerde 3. kişi bulunduğu ve istihkak iddia edildiği takdirde, icra müdürü tarafından beyanlar zapta geçirilip, İİK'nin 96. ve bunu izleyen maddelerdeki prosedürün uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, alacaklı vekili haciz mahallinde elektronik ortamda borçlu ismi yazılarak evrak araştırması yapılmasını istemiş, icra memurunca bu istem reddedilmiş ve ret kararı şikayete konu edilmiştir. Haciz tutanağından haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, mahalde bulunan üçüncü kişi tarafından adresin borçlu ile alakasının olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Eğer 3. kişi haczi yapılan yerin borçluya ait olmadığı iddiasında ise icra müdürü tarafından beyanları zapta geçirilip, İİK'nın 96. ve bunu izleyen maddelerdeki prosedürün uygulanması gerekir. İcra müdürünce İİK'nın 96. ve 99. maddelerine göre işlem yapılıp yapılmayacağı hususu ancak evrak araştırması sonucunda netleşmektedir.
Gerek İİK 96. ve 99. maddeleri şikayeti ve gerekse istihkak iddiası ayrı bir dava konusu olduğundan halihazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılması usul ve yasaya aykırı olmamaktadır.
Sonuç: Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.