Anasayfa / Kararlar / 2026/752 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Anonim şirketten çıkarılma payına ilişkin ilam kesinleşmeden icra takibine konulabilir
Özet
Anonim şirket ortaklığından, payının gerçek değeri ödenmek suretiyle çıkarılmasına karar verilen pay sahibi, lehine hükmedilen çıkma payının tahsili için ilam kesinleşmeden icra takibi başlatmıştır. Bölge adliye mahkemesi, kişiler hukukuna ilişkin olduğu gerekçesiyle ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağını kabul ederek takibi iptal etmiştir. Yargıtay, temyizin kural olarak icrayı durdurmadığını, bu tür ilamların sicil kaydında değişiklik yaratmadığını ve kanuni istisnalar arasında yer almadığını belirterek kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Ortaklıktan çıkarılma ve pay bedeli ödenmesine ilişkin ilamlara dayanan alacaklı, kesinleşmeyi beklemeden ilamlı takip başlatabilir; borçlu şirket yönünden kararın temyiz edilmiş olması takibi kendiliğinden durdurmaz.
In English
A shareholder obtained a judgment under Article 531 of the Turkish Commercial Code ordering that it be bought out of a joint-stock company against payment of the real value of its shares, and started enforcement for that amount before the judgment became final. The regional court cancelled the enforcement, treating the judgment as one concerning the law of persons that cannot be enforced until final. The Court of Cassation reversed, holding that under Article 367 of the Code of Civil Procedure an appeal does not suspend enforcement as a rule, and judgments on exit from a joint-stock company, payment of the share value or share transfer do not change trade registry records and are not among the statutory exceptions. Such a money judgment can therefore be enforced immediately, while finality is required only for cooperatives under the Cooperatives Law.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
HMK. 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Gerek öğretide gerek Yargıtay uygulamalarında ilamların kesinleşmeden icraya konulması kural olup, kesinleşmeden icra takibi yapılamaması ise istisnadır. Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul edilen ticari şirketlere ilişkin ilamların kesinleşmeden takibe konu olmaması gerekçesi olarak HMK’nın 367/2. fıkrası uyarınca kişiler hukukuna dayandırılmıştır. Bu uygulamada kişiler hukuku cümlesi geniş yorumlanarak tüzel kişilerin organlarına ilişkin verilen kararlar olup, bu sonuca da geniş yorum yapılarak ulaşılmıştır. Her ne kadar Dairemizin bazı kararlarında da ticari şirketlere ilişkin ilamlarda sicil değişikliği yaptığı gerekçesiyle kesinleşme aranmış ise de 02.11.2021 tarihinden itibaren içtihat değişikliğine gidilerek anonim şirketlerde ortaklıktan çıkarılma, pay bedelinin ödenmesi ve pay devrine ilişkin ilamların sicil kayıtlarında herhangi bir değişiklik yaratan ilam niteliğinde olmadığından kesinleşmeden takibe konu edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup somut olayda da, icra takibine dayanak ilam sicil kayıtlarında herhangi bir değişiklik yaratan ilam niteliğinde değildir.
Ticaret şirketlerinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin ilamların kesinleşmesi sadece 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16/son maddesi gereği aranmıştır. Bunun dışında ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve pay mülkiyet değişikliği sonucu doğuran ilamlarda kesinleşmeye ilişkin kanun hükmü bulunmamaktadır.
Sonuç: Alacaklının temyiz isteminin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK 373/2 uyarınca bozulmuştur; karar 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.