Anasayfa / Kararlar / 2026/966 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Taşınmazın aynı çekişmeli ise ilam kesinleşmeden ilamlı takibe konulamaz

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/966
Karar
2026/3458
Karar tarihi

Özet

Alacaklı, müdahalenin men'i ve ecrimisile ilişkin, henüz kesinleşmemiş bir ilama dayanarak ilamlı takip başlatmış; borçlu ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise ilamın aynına ilişkin olmadığı gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir. Yargıtay, dayanak ilamın istinafta aynı taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davası nedeniyle kaldırıldığını, taşınmazın aynı çekişmeli olduğundan ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Taşınmazın aynını ilgilendiren ilamlarda (HMK 367/2) takip ancak kesinleşmeden sonra mümkündür; aynı taşınmaz için görülen bir mülkiyet davası varsa alacaklı takibe girişmeden önce ilamın kesinleşmesini beklemelidir. Borçlu için bu durum takibin iptalini isteme gerekçesidir.

In English

A creditor started enforcement on a non-final judgment ordering the debtor to stop interfering with a property and to pay occupation compensation. On appeal, that judgment had been set aside so that the court could consider a pending title-deed case concerning the same property. The question was whether the judgment could be enforced before becoming final. The Court held that, since ownership of the property was in dispute, the judgment related to rights in rem and could not be enforced until final, so the enforcement proceedings had to be cancelled. In practice, a creditor holding a judgment linked to real property should check whether title to the property is contested before starting enforcement.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367/1. maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar (HMK 367/2. madde.), [...] menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (5718 sayılı Kanun 57/2 ), [...] kesinleşmeden takibe konu edilemezler.

Somut olayda, müdahalenin meni ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatıldığı, borçluya örnek 2 nolu icra emri tebliğ edildiği, takip konusu ilamın incelenmesinde; davanın elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli olarak açıldığı, takip tarihi itibariyle ilamın kesinleşmediği, dayanak ilama yönelik istinaf başvurusu üzerine [...] taşınmazın aynına ilişkin açılmış olan [...] tapu iptal ve tescil davasında verilecek hükmün eldeki dosyayı etkileyip etkilemeyeceğinin değerlendirilmesi ve etkileyeceğinin düşünülmesi halinde bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırıldığı anlaşılmış olup, buna göre taşınmazın aynı çekişmeli olduğundan, ilam kesinleşmeden ilamlı icra takibine konu edilemez.

O halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/