Anasayfa / Kararlar / 2026/252 E.

Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Alman mahkemesinin kefalet alacağı kararı Türkiye'de tenfiz edilebilir

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2026/252
Karar
2026/4627
Karar tarihi

Özet

Bir banka, şirket kredisine ortak ve yönetici sıfatıyla kefil olan davalı aleyhine Almanya'da bir eyalet mahkemesinden aldığı kesinleşmiş kararın Türkiye'de tenfizini istemiştir. Davalı, Almanya'daki malvarlığına başvurulmadan Türkiye'de dava açılmasının iyiniyetle bağdaşmadığını ve kararın gıyabında verildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, kararın kesinleştiğini, Almanya ile karşılıklılık bulunduğunu, konunun Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediğini ve kamu düzenine aykırılık olmadığını belirterek tenfize karar vermiş; istinaf başvurusu reddedilmiş ve Yargıtay kararı onamıştır.

Uygulamaya etkisi

Yabancı alacaklı, kesinleşme şerhli kararla ve karşılıklılık koşulunu göstererek Türkiye'deki malvarlığına ulaşmak için tenfiz davası açabilir; somut olayda borçlunun önce Almanya'daki malvarlığına gidilmesi gerektiği savunması tenfize engel görülmemiştir. Borçlu ise tenfize karşı savunmalarını yasal tenfiz şartları çerçevesinde somutlaştırmalıdır.

In English

A bank obtained a final judgment from a German regional court against an individual who had guaranteed a company's loan as its shareholder and manager, and then asked a Turkish commercial court to declare that judgment enforceable so it could pursue the guarantor's assets in Turkey. The guarantor argued, among other things, that the bank should first exhaust remedies against his assets in Germany and that the judgment had been given in his absence. The first-instance court granted enforcement, finding the judgment final, reciprocity with Germany established, the subject not within exclusive Turkish jurisdiction and no conflict with public policy; the regional court and the Court of Cassation upheld this. Practical point: the debtor's objection that the creditor should first pursue assets in Germany did not prevent enforcement once the statutory conditions were met.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesi (karar metninde aktarıldığı şekliyle): Davacı tarafça Eyalet Mahkemesi kararının tenfizinin talep edildiği, anılan kararın kredi sözleşmesinden alacak ve mahkeme masrafları hakkında hüküm ihtiva eden bir karar olduğu, kararın kesinleştiğine ilişkin şerhi de içerdiği, Almanya ile ilamların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasının bulunduğu, tenfizi istenen kararın kredi alacağına ilişkin olması itibariyle Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, içerik itibariyle de kamu düzenine aykırı bir husus ihtiva etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 370/1 uyarınca onanmasına 15.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/