Anasayfa / Kararlar / 2025/6280 E.

Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yabancı ilamın tenfizine, borçlunun sonradan yurt dışında iflas etmesi engel değil

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/6280
Karar
2026/3123
Karar tarihi

Özet

Alacaklılar, ticari ilişkiden doğan 50.000 Avro alacağa ilişkin Alman eyalet mahkemesi kararının, borçlunun Türkiye'deki taşınmazlarına başvurabilmek için Türkiye'de tanınması ve tenfizini istedi. Borçlu, sonradan Almanya'da iflas ederek borçlarından kurtulduğunu ve kararın hükümsüz hale geldiğini savundu. İlk derece mahkemesi tenfize karar verdi; bölge adliye mahkemesi, para alacağına ilişkin kararın kamu düzenine aykırı olmadığını, yabancı kararın isabetinin tenfiz davasında incelenemeyeceğini ve borçlunun sonradan Almanya'da iflas etmesinin tenfize engel olmadığını belirterek istinafı reddetti. Yargıtay bu kararı onadı.

Uygulamaya etkisi

Yurt dışında malvarlığı olmayan borçluya karşı yabancı ilamın Türkiye'de tenfizi istenebilir; borçlunun karardan sonra yabancı ülkede iflas etmesi tek başına tenfiz engeli sayılmamaktadır. Borçlu, yabancı iflas veya borçtan kurtulma kararına dayanmak istiyorsa bu karar için Türkiye'de ayrıca tanıma/tenfiz yolunu düşünmelidir.

In English

Creditors held a German regional court judgment ordering the debtor to pay EUR 50,000 arising from a commercial relationship, and sought its recognition and enforcement in Turkey, where the debtor owns real estate. The debtor argued that the judgment had lost its effect because he later went through insolvency in Germany and obtained a discharge of his debts. The first-instance court granted enforcement, and the regional appeal court held that a judgment ordering payment of money does not breach Turkish public policy, that the correctness of the foreign judgment cannot be reviewed in enforcement proceedings, and that the debtor's later insolvency in Germany does not prevent recognition and enforcement in Turkey. The Court of Cassation upheld that decision. A practical point: a foreign creditor whose debtor has no assets abroad can still pursue assets in Turkey through enforcement, and a later foreign insolvency is not by itself a defence at the enforcement stage.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir miktar alacağın davalıdan tahsiline dair kararda herhangi bir şekilde kamu düzenine aykırılık bulunmafığı, bunun dışında yabancı mahkemenin kararındaki isabet derecesi ve gerekçenin doğruluğunun tenfiz davasında incelenmesinin mümkün olmadığı, ilâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiği, davalının yabancı mahkeme kararından sonra Almanya'da iflas etmesinin kararın Türkiye'de tanınmasına ve tenfizine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca onanmasına, 02.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/