Anasayfa / Kararlar / 2025/6917 E.
Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
89/3 menfi tespit davası konusuz kalsa da haklı çıkan üçüncü kişi yargılama giderini alır
Özet
Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmiş, üçüncü kişi süresinde İİK 89/3 uyarınca borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Yargılama sırasında icra dosyası ödemeyle kapanınca mahkeme davayı konusuz saymış, ihbarnamelere itiraz etmeyen davacının davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinafı reddetmiştir. Yargıtay, HGK'nın 2023 tarihli kararına atıfla, sırf önceki ihbarnamelere itiraz edilmemesinin üçüncü kişiyi yargılama giderinden sorumlu tutmaya yetmeyeceğini; bilirkişi raporuna göre borç bulunmadığı ve davalı ön incelemeye kadar davayı kabul etmediği için dava tarihinde davacının haklı olduğunu belirterek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerektiğine hükmetmiş ve kararı bozmuştur.
Uygulamaya etkisi
Haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen üçüncü kişi 89/3 davasında haklı çıkarsa, dava konusuz kalsa bile yargılama giderini ve vekalet ücretini karşı taraftan alabilir. Alacaklı, üçüncü kişinin borcu olmadığını biliyorsa giderden kurtulmak için davayı ön inceleme duruşmasına kadar kabul etmelidir.
In English
A third party that had not objected to the first and second garnishment notices received a third notice deeming the debt to be in its hands, and sued within 15 days for a declaration that it owed nothing to the judgment debtor. While the case was pending the enforcement file was closed by payment, so the trial court found the case moot and refused to award costs to the third party, reasoning that its failure to object had caused the lawsuit; the regional court agreed. The Court of Cassation reversed: following the General Assembly's 2023 ruling, a third party cannot be made liable for costs merely because it did not object to the earlier notices, as this would restrict the statutory right to sue under Article 89/3. Since the expert found no debt and the creditor did not accept the claim before the preliminary hearing, the third party was right when it sued and must be awarded costs and attorney's fees. Practical point: a creditor facing an 89/3 action should concede early if the claim is unfounded to avoid costs.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
"Üçüncü kişinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması hâlinde, kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olması dolayısıyla kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmü uyarınca açtığı menfi tespit davasının tamamen ya da kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda, sırf birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmediği, kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine ve dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olacağı yönünde bir kabul, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesine aykırı olduğu gibi 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmünde açıkça tanınan dava hakkının kullanılmasına bir kısıtlama oluşturacaktır. Böyle bir durumda yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen davalının, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 hükmü uyarınca aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmesi gerekir. Bu yönde bir kabulü olmadığı sürece davalı, davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin tamamından, kısmen kabulü hâlinde ise haklılık durumuna belirlenen kısmından sorumlu olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-62 E., 2023/464 K. ve 17.05.2023 tarihli emsal kararı)"
"Eldeki davada, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının, icra dosyasında borçlu olan davalılara borcu bulunmadığı tespit edilmiş, icra dosyası borcu ödenerek kapatıldığı için Mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı tarafından da ilk duruşmada davayı kısmen veya tamamen kabul ettiğine dair bir beyanda bulunulmamıştır. O hâlde; dava tarihinde davacı taraf menfi tespit davası açmakta haklı olup Mahkemece davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir."
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK 373/1 uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.