Anasayfa / Kararlar / 2026/812 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Kira takibinde ortak gider ve vade farkı da temerrüde esas alınır; tahliye incelenmeli

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/812
Karar
2026/3529
Karar tarihi

Özet

Kiraya veren, örnek 13 ödeme emriyle Avro cinsinden kira bedelleriyle birlikte Türk Lirası olarak ortak gider, vade farkı ve faiz alacağı için takip başlatmış, itirazın kaldırılması ve tahliye istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Türk Lirası alacakların karma nitelikte olduğu ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı tümden reddetmiştir. Yargıtay, vade farkının kira, ortak giderlerin ise yan gider niteliğinde olduğunu, bunların ödenmemesinin de temerrüde esas teşkil ettiğini belirterek Türk Lirası alacaklar yönünden esasın incelenmesi için kararı bozmuştur.

Uygulamaya etkisi

Kiraya veren, yalnızca kira bedeline değil ödenmeyen ortak gider ve vade farkı alacağına dayanarak da temerrüt nedeniyle tahliye isteyebilir. Kiracı, yan gider borcunu ödeme emrindeki süre içinde ödemezse tahliye riskiyle karşılaşır.

In English

A landlord started a summary rent enforcement (Form 13) claiming unpaid rent in euros plus Turkish lira items such as service charges and late-payment differences, and asked the enforcement court to set aside the tenant's objection and order eviction. The regional court of appeal dismissed the whole claim, partly because the lira items were a 'mixed' claim the landlord had not proven. The Court of Cassation reversed: late-payment differences count as rent and common service charges are ancillary costs, so non-payment of either can put the tenant in default under Articles 314-315 of the Code of Obligations and justify eviction. Practical point: a landlord can rely on unpaid service charges, not only on base rent, to seek eviction, but the court must examine the lira items on their merits.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

Yine aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih ve 2024/12-785 E.-2025/426 K. Sayılı kararında da işaret edildiği üzere, borçlunun yasal süresinde ödeme emrine itiraz etmemesi halinde yan gider borcu ve miktarı kesinleşir. TBK'nın 315. maddesi gereğince kiracı tarafından kira bedelini veya yan giderleri ifada temerrüde düşülmesi hâlinde karşılaşılacak olan hukuki sonuç aynıdır. Bu durumda İİK'nın 269 ve TBK'nın 315. maddeleri gereğince otuz günlük temerrüt süresi içinde yan gider borcu ödenmediği için temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü zorunlu olup, sadece ortak gider alacağına dayalı takipte de borçlunun tahliyesine karar verilebilir.

Somut olayda, alacaklı tarafından 21.03.2019 yürürlük (başlangıç) tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takipte, [...] toplam 77.057,89 EURO ile [...] ortak gider alacağı, [...] vade farkı alacağı ile [...] faiz bedeli olmak üzere toplam 119.648,46 TL'nin tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Talep edilen Türk Lirası alacaklarından vade farkı alacağının kira alacağı niteliğinde, ortak gider alacaklarının ise yan gider alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, kira borcundan sayılarak temerrüde esas teşkil edeceğinin kabulü gerekir.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, Türk Lirası olarak talep edilen alacaklar yönünden işin esası incelenip değerlendirilerek oluşacak sonuca göre itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesinin 31.10.2025 tarih ve 2025/632 E.-2025/596 K. sayılı kararının HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca bozulmasına, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/