Anasayfa / Kararlar / 2025/213 E.
Karar · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
HGK: Üçüncü kişi, iflas idaresinin kararını beklemeden iflasta istihkak davası açabilir
Özet
Müflis şirketin işyerinde bulunan ve üçüncü kişiye ait olduğu, müflise kiralandığı ileri sürülen makineler, birinci alacaklılar toplantısında alınan kararla iflas masasına dahil edildi; üçüncü kişi kendisine gönderilen muhtıra üzerine icra mahkemesinde istihkak davası açtı. Bölge adliye mahkemesi, iflas idaresinin istihkak iddiasını reddeden bir kararı bulunmadığı için İİK 228 koşullarının oluşmadığını kabul ederek davayı hukuki yarar yokluğundan reddetti ve bu görüşünde direndi. Hukuk Genel Kurulu, mal masaya girdikten sonra üçüncü kişinin önce iflas idaresine başvurmak ya da başvurusunun sonucunu beklemek zorunda olmadığını belirterek direnme kararını bozdu.
Uygulamaya etkisi
İflas masasına alınan malın sahibi, iflas idaresinin süre vermesini beklemeden doğrudan icra mahkemesinde istihkak davası açabilir; davanın usulden reddedilmesi riski azalır. İflas idaresi ve alacaklılar ise idare kararı olmadan açılan davalarda esasa ilişkin savunmalarını hazırlamalıdır.
In English
A third party claimed that machines found at the bankrupt company's premises belonged to it and had only been leased to the debtor; the first creditors' meeting nevertheless voted to include them in the bankruptcy estate, and the third party sued in the enforcement court after receiving a seven-day notice. The regional court dismissed the case for lack of legal interest, reasoning that the bankruptcy administration had never formally decided on, and rejected, a third-party claim. The General Assembly of Civil Chambers reversed: once the goods have entered the estate, nothing in the law requires the owner first to file a claim with the bankruptcy administration or to wait for its decision. Practical point: a lessor or owner whose assets are swept into a Turkish bankruptcy estate can go straight to court, and should do so promptly.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İflasta istihkak iddiasında bulunulabilmesi için iddiaya konu olan malın iflas masasına girmiş olması gerekir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişi yararına müflis veya müflisle birlikte malı elinde bulunduran kişinin iddiası konusunda karar vermek iflas idaresinin görev ve yetkisine girer. İflas idaresi istihkak iddiasını, masaya girmiş bulunan malın mülkiyetinin gerçekten üçüncü kişiye veya müflise ait olup olmadığını inceler. İflas idaresi inceleme sonucu istihkak iddiasını yerinde görürse istihkak iddiasının kabulüne karar verir ve mal üçüncü kişiye teslim edilir. İflas idaresi istihkak iddiasını yerinde görmezse istihkak iddiasını reddederek üçüncü kişiye istihkak davası açması için yedi günlük süre verir ve tebliğ eder. İstihkak davasının icra mahkemesinde açılabilmesi için iflas idaresi tarafından üçüncü kişiye süre verilmesi şart değildir. Üçüncü kişi iflas idaresinin kendisine süre vermesini beklemeden doğrudan doğruya istihkak davası açabilir (L. Şanal Görgün, İflasta İstihkak Davası, Ankara, 1977, s.106).
Diğer taraftan üçüncü kişi masada kayıtlı bir mal nedeniyle istihkak davası açabilmek için daha önce iflas idaresinde istihkak iddiasında bulunması ya da bulunmuş ise başvuru sonucu kendisine süre verilmesini beklemek zorunda değildir. Üçüncü kişinin iflas idaresine istihkak iddiasında bulunmadan, bulunmuşsa sonucunu beklemeden istihkak davası açmasını engelleyen bir yasa hükmü mevcut değildir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s.1310; Erol Ertekin, İzzet Karataş, İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları, Ankara, 1998, s.618; Ali Güneren, İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları ile Tasarruf İptali Davaları, Ankara, 2004, s.921-922).
11.05.2022 tarihinde yapılan birinci alacaklılar toplantısında alınan kararla dava konusu mallar iflas masasına girmiş olup davacı üçüncü kişi daha önce iflas idaresinde istihkak iddiasında bulunması ya da bulunmuş ise başvuru sonucu kendisine süre verilmesini beklemek zorunda değildir. Üçüncü kişinin iflas idaresine istihkak iddiasında bulunmadan, bulunmuşsa sonucunu beklemeden istihkak davası açmasını engelleyen bir yasa hükmü mevcut değildir. Bu durumda somut olayda iflasta istihkak davası açılması koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle HMK 371. madde gereğince bozuldu; 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.