Anasayfa / Kararlar / 2026/1995 E.
Karar · Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Sıra cetveli: takip usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmemişse alacaklıya pay ayrılmaz
Özet
Şikayetçi alacaklı, borçlu şirketin taşınmazının başka bir alacaklının dosyasında satılması üzerine düzenlenen sıra cetvelinin, o dosyadaki ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, şikayetçinin kendi takibinde de ödeme emrinin ticaret sicil adresi araştırılmadan usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle takibin kesinleşmediğini ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediğini belirterek şikayeti hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, satış tarihinde geçerli kesin haczi bulunmayan şikayetçinin itirazlarını yerinde görmemiş; ayrıca borçlunun sıra cetveli şikayetinde taraf olamayacağını, borçlu şirket yönünden pasif husumet yokluğundan ret verilmesi gerektiğini belirterek kararı düzelterek onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Sıra cetvelinden pay alabilmek için alacaklının satış tarihinde geçerli bir kesin haczi bulunmalıdır; ihtiyati haciz, ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilip takip kesinleşmedikçe kesin hacze dönüşmez. Tüzel kişi borçlulara tebligatta ticaret sicil adresinin araştırılması ve sıra cetveli şikayetinin borçluya yöneltilmemesi gerekir.
In English
A creditor challenged the ranking schedule drawn up after a debtor company's property was sold at auction in another creditor's file, arguing that service of the payment order in that file was defective. The regional court found that the complaining creditor's own payment order had also been served irregularly (not at the company's registered trade address), so its enforcement had never become final and its precautionary attachment had never turned into a final attachment; it therefore had no legal interest in the distribution. The Court of Cassation agreed and added that a debtor cannot be a party to a complaint against the ranking schedule, so the claim against the debtor company should have been dismissed for lack of standing. Practical point: a creditor who wants a share of sale proceeds must make sure its own payment order was validly served and its attachment was final on the sale date.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılama şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararında tespit edilen hususlar dikkate alındığında şikayetçinin bedeli paylaşıma konu mal üzerinde satış tarihi itibarıyla geçerli kesin bir haczi bulunmamasına göre şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dairemizce resen yapılan incelemede, İcra ve İflas Kanunu'nun 142/1. maddesi uyarınca sıra cetveli tebliğ edilen her alacaklı yedi gün içinde alakadarlar aleyhine sıra cetveline itiraz ya da şikayet başvurusunda bulunabilir. Kanun hükmünde yer alan alakadarlar ifadesi kural olarak borçlu dışındaki şikayet eden alacaklıdan sıra itibarıyla önce olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklıları işaret etmektedir. Borçlunun sıra cetveline itiraz ya da şikayet başvurusunda bulunması veya borçluya karşı sıra cetveline itiraz ya da şikayet başvurusunda bulunulması mümkün değildir. Borçlunun sıra cetveline itiraz ya da şikayet başvurularında kural olarak taraf ehliyeti (aktif ya da pasif husumet) bulunmamaktadır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Şikayetin, borçlu şirket yönünden pasif husumet yokluğu, diğer şikayet olunan yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi şeklinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.