Anasayfa / Kararlar / 2026/2945 E.
Karar · Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Konkordatoda çekişmeli alacak: temerrüt yoksa mühlet öncesi faiz yok, vekalet ücreti maktu
Özet
Konkordato sürecinde alacağı kabul edilmeyen satıcı, tasdikten sonra bir aylık süre içinde İİK 308/b uyarınca dava açarak döviz cinsinden fatura alacağının ve mühlet öncesi faizinin projeye eklenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi asıl alacağı geçici mühlet tarihindeki kurla Türk lirasına çevirerek kabul etmiş, borçluyu temerrüde düşüren bir ihtar sunulmadığı için faiz talebini reddetmiş, davanın niteliği gereği maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Yargıtay, temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmedilmemesini ve harç ile vekalet ücretinin bu şekilde belirlenmesini usul ve kanuna uygun bularak kararı onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Konkordato ihtimali olan borçluya karşı alacaklı, mühlet öncesi faizi koruyabilmek için borçluyu ihtarla temerrüde düşürmelidir; 308/b davasında kabul kararı alacağı projeye dahil eder, bu nedenle maktu vekalet ücreti beklenmelidir.
In English
A supplier whose US dollar invoice claim had not been accepted in the debtor's composition (konkordato) proceedings sued under Article 308/b of the Enforcement and Bankruptcy Law within one month of court approval of the plan. The lower courts found the principal claim established, converted it into Turkish lira at the exchange rate on the date of the temporary moratorium, rejected the claim for pre-moratorium interest because the creditor had never served a default notice, and awarded only fixed attorney fees. The Court of Cassation upheld that decision. In practice, a creditor dealing with a struggling debtor should put it in default by formal notice before any moratorium if it wants interest for that period, and should expect a 308/b judgment to bring the claim into the plan rather than produce a full money award.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Uyuşmazlık, İİK'nın 308/b. maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmedilmemesine, harç ve vekalet ücretinin de olarak belirlenmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.