Anasayfa / Kararlar / 2026/116 E.

Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

İpotek veren üçüncü kişiye muacceliyet ihbarı yoksa ilamlı takip iptal edilir

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas
2026/116
Karar
2026/5017
Karar tarihi

Özet

Banka, kredi alacağı ve limit ipoteğine dayanarak kredi borçlusu ve ipotek verenler aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmış; ipotekli taşınmaz maliklerine muacceliyet ihbarı gönderilmemiştir. İlk derece mahkemesi yalnızca icra emrini iptal etmiştir. Yargıtay, içtihat değişikliğine giderek İİK 150/ı'daki tebligatın ilamlı takibin şartı olduğunu, usulsüz tebligatın da süresiz şikâyetle ileri sürülebileceğini ve bu durumda ipotek malikleri yönünden takibin iptali gerektiğini belirterek kararı bu yönden düzelterek onamıştır.

Uygulamaya etkisi

Alacaklı, ipotek veren üçüncü kişiye de noter aracılığıyla ihtar tebliğ ettirmeden ilamlı takibe girerse takibin tamamen iptali riskiyle karşılaşır. Borçlu ve ipotek malikleri için ise usulsüz veya eksik ihtar artık yedi günlük süreye bağlı olmaksızın şikâyet konusu yapılabilir.

In English

A bank started mortgage enforcement (as an enforceable 'judgment-equivalent' proceeding) against the borrower and third-party mortgagors on the basis of a credit agreement and a maximum-amount mortgage, without first sending a notice of default to the mortgagors. The question was what the consequence is and whether the complaint is time-barred. The Court changed its earlier case law: proper notarial notice under Article 150/ı of the Enforcement and Bankruptcy Law is a precondition of this type of proceeding, an irregular or missing notice can be raised by complaint at any time, and the proceeding itself (not just the payment order) must be cancelled against the mortgagors. Creditors should serve the default notice on every third-party mortgagor at the address in the mortgage deed or loan agreement before filing.

Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update

Kararın ilgili bölümü

Yargıtay'ın değerlendirmesinden:

İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK'nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz.

Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği içerse de, ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir. Tebligatların yasal düzenlemeye uygun olmaması nedeniyle İİK 150/ı koşullarını taşımaması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılamayacağı sonucunu doğuran şikayette dayanak belgenin ilam niteliği kazanmadığı iddia edilmekte olup bu hali ile şikayet ilamlı icra takibinde ilama aykırılık şikayetidir. O halde, İcra Mahkemesince İİK'nın 16/2 maddesine göre süresiz olarak incelenmelidir.

Dairemizde, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK'nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu şikayetinin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi kanaatine varılarak görüş değişikliğine gidilmiştir.

Hal böyle olunca, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince önceki içtihatlarımıza uygun olacak şekilde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de; değişen içtihatlarımıza göre şikayetçi ipotek maliklerine muacceliyet ihbarı gönderilmeden başlatılan ilamlı takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Sonuç: İlk derece mahkemesi kararındaki "icra emrinin iptaline" ibaresi "şikayet edenler yönünden takibin iptaline" şeklinde değiştirilerek karar düzeltilmiş ve onanmıştır; 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/