Anasayfa / Kararlar / 2024/6868 E.
Karar · Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan rapora itiraz edilmemesi, ihalenin feshinde incelemeye engel değil
Özet
Borçlu, icra dairesinin kıymet takdirine süresinde itiraz etmiş, icra mahkemesi değeri yükseltmiş ancak borçlu mahkemenin aldığı bilirkişi raporuna ayrıca itiraz etmemişti. İlk derece mahkemesi bu nedenle ihalenin feshi talebini reddetti. Yargıtay, kıymet takdirine süresinde itiraz edilmişse mahkemenin bu konudaki kararının ihalenin feshi aşamasında incelenebileceğini; ihalenin feshi davasında belirlenen değer muhammen bedelin üzerindeyse bunun tek başına fesih sebebi olduğunu belirterek kararı bozdu.
Uygulamaya etkisi
Kıymet takdirine yedi gün içinde itiraz eden borçlu, sonraki bilirkişi raporuna ayrıca itiraz etmemiş olsa da ihalenin feshinde değerin düşük kaldığını ileri sürebilir. Alacaklı açısından, değerin tartışmalı olduğu dosyalarda satışın feshi riski hesaba katılmalıdır.
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K.)
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece alınan rapora itiraz edilmemiş olması, itiraz üzerine verilen kararın ihalenin feshi aşamasında incelenemeyeceği anlamına gelmez. Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.